KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/1957 E., 2024/7393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.764 kelime·9 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekili tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda; alacaklının Güney Kore'de yerleşik şirket olması nedeniyle icra müdürlüğünün 12.05.2023 tarihli kararında alacağın %100'ü olan 823.384,66 TL'nin yatırılmasına karar verildiğini, belirlenen bu miktarın fahiş olduğunu %100 oranındaki teminatın kaldırılarak alacağın %20'si oranında teminat yatırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince;
icra müdürlüğünce belirlenen %100 oranında teminatın hakkaniyete uygun olmadığı ve hak arama hürriyetini sınırlandırabilecek mahiyette olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile 12.05.2023 tarihli müdürlük kararının iptaline, icra müdürlüğünce alacağın %20'si oranında teminat alınmasına karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, iş bu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
Alacaklının takipte haksız çıkması halinde borçlunun uğrayacağı muhtemel zararların istenebilmesinin zor veya imkansız olacağı zannedilen bazı özel durumlarda kanun koyucu tarafından teminat gösterilmesi gerekli görülmüştür.
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. Yasada öngörülen "mahkeme" teriminin icra takipleri için "icra dairesi" olarak anlaşılması gerekir. Anılan maddede öngörülen teminat takip yapmanın ön koşulu olup mahkemece re'sen gözetilir.
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre. İcra takibinde bulunan yabancı ve gerçek tüzel kişilerden icra memuru takip giderleri ile karşı tarafın bu takip dolayısı ile uğrayabileceği zarar ve ziyanını karşılayacak şekilde teminat belirlemesi gereklidir. İcra memurunun belirlediği teminat miktarının yazıda belirlenen ilkelere uymadığı veya teminattan muaf olunduğu halde teminat istendiği şikayet yolu ile icra mahkemesinde ileri sürülebilir.
Somut olayda, icra müdürünün 25.05.2022 tarihli tensip kararında takip alacağının %100 oranında teminat yatırılması kararı vermiş olup bu karar yukarıda belirtilen ilkelere uymadığından işlemin düzeltilmesi, icra organınca yeniden işlem yapılmasını gerektirmediğinden takibin kısa sürede sonuçlandırılması amacına uygundur. Ancak, icra mahkemesinin bir işlemi düzeltmesi, işlemi yapan icra organının yeniden işlem yapmasını gerektirmiyor ise mümkün olmalıdır.
İşlemin yapılması yetkisi asıl icra organına ait olduğundan icra mahkemesinin işlemi düzeltmesi yalnız yeniden araştırma yapılmasına ve yeni bir işlem yapılmasına gerek yok ise yani dosyaya göre işlem düzeltilebiliyor ise geçerlidir. İcra mahkemesi icra organına ait bir yetkiyi kullanamaz.
Şikayet konusu işlemin düzeltilmesi yetkisi Yargıtay'ın mahkeme kararını temyizi üzerine değiştirerek ve düzelterek onama yetkisine benzemektedir(HMK m. 370)(Pekcanıtez Hakan/Simil Cemil-İcra ve İflas Hukukunda Şikayet, İstanbul s.399). MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir.
İİK'nin 17. maddesinin 1. fıkrası gereğince ''Şikayet icra mahkemesince kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise; ''Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.'' hükmü yer almaktadır.
İcra mahkemesince 22.05.2022 tarihli karar iptaline, 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; yapılacak icra takibi nedeniyle karşı tarafın uğrayabileceği zararlar, takip ve yargılama giderlerini karşılayacak teminat miktarının belirlenmesinin icra müdürlüğünce yapılmasına karar vermesi gerekir.
O halde; İlk Derece Mahkemesince; İİK'nin 17. maddesi uyarınca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda teminatın belirlenmesinin icra müdürlüğünce yapılmasına karar verilmesi gerekirken, icra müdürünün yerine geçerek, alacağın %20'si oranında teminat alınmasına karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/1957, K. 2024/7393, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama