KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/2245 E., 2024/7762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ilamlı takipte borçlu vekili şikayet dilekçesinde; takip dayanağı ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğunu ve kesinleşmeden icra takibine konu edildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin davacı yönünden iptaline karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği, iş bu kararın borçlu yanca temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 367/2 maddesine göre gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe takip konusu yapılamaz. Somut olayda anılan ilama ilişkin davanın terditli olarak açıldığı, tapu iptal ve tescilin talep edildiği, tescil olmazsa tazminat isteminin yer aldığı, mahkemece tapu iptal ve tescil talebi reddedilerek tazminat yönünden hüküm kurulduğu görülmekle, takibe dayanak ilamda mülkiyet ihtilafı bulunduğundan kesinleşmeden infaz edilemeyeceği, terditli açılmasının sonuca etkili olmadığı, ilam kesinleşmeden başlatılan takibin hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince bu yönde oluşturulan icra mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kararın kaldırılarak yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2245, K. 2024/7762, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama