KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/2999 E., 2024/9406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Şikayetçi alacaklının, icra mahkemesine başvurusunda; ihalenin kesinleşmesinden sonra tescil işlemlerinin yapılmamasına yönelik icra müdürlüğünün 17.06.2022 tarihli kararının kaldırılmasını ve taşınmazın kendi adına tescil işleminin yapılmasına karar verilmesinin talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; memur işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün şikayetçi alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
4721 Sayılı TMK'nin 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmü yer almaktadır.
İİK'nin 134/son maddesi uyarınca; ihalenin feshi için öngörülen şikayet süresinin geçmesinden ya da ihalenin feshi istenmiş ise, bu konudaki şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra, ihalesi yapılan taşınmazın alıcı adına tescili için tapu idaresine yazı yazılacağı, İİK'nin 135/1. maddesinde taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ihale sonrası mülkiyetin ihale alıcısına geçmesi için, ihalenin kesinleşmiş olması ve ihale bedelinin ödenmiş olması gerekir.
Somut olayda; takip alacaklısı tarafından borçlu hakkında kambiyo yolu ile takip yapıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine Ankara ili Gölbaşı İlçesi, Koparan-İmar Mahallesi, 21 ada, 1 parselde bulunan taşınmazın satış işlemlerine başlandığı, 27.01.2022 tarihinde şikayete konu taşınmazın şikayetçi alacaklıya alacağa mahsuben ihale edildiği, yapılan dosya hesabı ile ESAS NO : 2024/2999
geriye kalan meblağ olan 380.750 TL'nin de takip dosyasına yatırıldığı ve ihalenin kesinleştiği görülmüştür.
Bilahare, takip başlatıldıktan sonra takip borçlusunun eşinin açtığı boşanma davasında Gölbaşı (Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/336 E. sayılı dosyasında 02.08.2019 tarihinde şikayete konu "taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir talebinin kabulüne'' karar verildiği, icra müdürlüğünce tedbir kararını veren mahkemeye tedbirin icrai satışa engel olup olmadığının sorulması üzerine mahkemece verilen 17.07.2020 tarihli cevapta; tedbirin cebri satışlara engel teşkil etmediğinin bildirildiği,
Gölbaşı(Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/336 E. sayılı dosyasından verilen ve tapu siciline şerh edilmiş olan 02.08.2019 tarihli tedbir kararı iradî devirleri önlemeye yönelik olup, bu tarihten sonra anılan tedbir kararını açıklayıcı nitelikte olan ve aynı mahkemece ihalenin yapıldığı icra dosyasına gönderilen 22.04.2022 tarihli müzekkerenin de geçmişe etkili olarak tedbir kararının mahiyetini değiştirmeyeceği, borçlunun eşinin açtığı boşanma davasında ihaleden önce ihalenin yapılmaması yada tescile engel bir tedbir kararı verilmediği, anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2999, K. 2024/9406, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama