KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/3933 E., 2025/80 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yoluyla örnek 7 ilamsız icra takibinde, şikayetçi borçlunun, İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi kapsamında haline münasip evi olduğunu ileri sürerek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması için icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; taşınmazın değerinin davacının haline münasip alabileceği ev değerinden düşük bir değere sahip olması nedeniyle taşınmazın davacı borçlunun haline münasip olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği, davalı alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın tapu kaydında Türkiye Garanti Bankası A.Ş. lehine tesis edilmiş ipotek kaydının mevcut olduğu,
taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin zorunlu ipoteklerden olmadığı, haciz tarihi itibariyle de ipoteğe konu borcun ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak şikayetin reddine karar verilmiştir.
Borçlunun, daha önce ipotek tesis ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için, ipoteğin, mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmesi halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
Somut olayda; Garanti Bankası’nın 14.05.2024 tarihli yazı cevabına göre 13.07.2012 tarihinde ipoteğin fek edilerek fek işlemine ilişkin olarak yazılı belge verildiğinin belirtildiği, haciz tarihinin 11.06.2019 olması karşısında haciz tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde ipotek bulunmadığı anlaşıldığından şikayetin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/3933, K. 2025/80, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama