KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/4567 E., 2025/133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Şikayetçi
- **** **** **** ****, Elektrik, Taşımacılık, Bilgisayar Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
- Suç
- Hakikate muhalif beyanda bulunmak
- Hüküm
- Esastan Ret,Davanın Açılmamış Sayılması
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak suçuna yönelik kurulan hükme ilişkin incelemede,
Temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 338. maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı bir yıla kadar hapis cezası öngören, "Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak" suçunu oluşturduğu gözetildiğinde;
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d uyarınca; İlk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı cihetle, yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nun 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak kurulan hükme ilişkin incelemede;
Alacaklının icra mahkemesine başvurusu, İİK'nın 89/4 maddesine dayalı tazminat davasıdır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/4 maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" hükmü yer almaktadır.Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmeli ve dava genel hükümlere göre incelenmelidir.
Nitekim, bu tür bir davada, HMK'nın 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri uyarınca belirlenen dava değeri üzerinden Harçlar Kanunu'nun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.Diğer taraftan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır.
Noksan harcın tamamlanmasına ilişkin düzenleme de, 492 sayılı Harçlar Kanunun 30. Maddesinde yapılmıştır.
492 sayılı Kanunun "Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi " başlıklı 30. maddesi; "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu ( HMK md.150 ) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.
" hükmünü içermektedir.
Somut olayda, 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince, ilgilisine harcın tamamlanması hususunda takip eden celseye kadar süre verilmesi gerekirken, mahkemece bir haftalık kesin süre verildiği ve takip eden celsenin 29/11/2022 tarihine bırakıldığı, davacı tarafça da nispi harcın bir sonraki celseye kadar 06/10/2022 tarihinde tamamlandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece nispi harcın tamamlanmasına yönelik bir haftalık kesin süre verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmış ise de, Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince, takip eden 29/11/2022 tarihli celseye kadar tamamlanması gereken harcın, davacı tarafça 06/10/2022 tarihinde Harçlar Kanununun 30. maddesinde belirtilen süre içerisinde tamamlanmış olduğunun anlaşılması nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu harçların yatırılmadığı gerekçesiyle tazminat talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair karar vermesi isabetsiz olup, nispi harcın Harçlar Kanununun 30. maddesinde belirtilen süre içerisinde tamamlandığı hususu gözetilerek,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tazminata ilişkin davanın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4567, K. 2025/133, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama