KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/7211 E., 2025/446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Aleyhine başlatılan ilama dayalı takipte, borçlunun meskeniyet iddiasına dayalı haczedilemezlik şikâyeti ile taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikâyetin kısmen kabulü ile dava konusu mesken niteliğindeki taşınmazın 580.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere satılmasına, bu bedelin şikâyetçi borçluya haline münasip bir ev alması için verilmesine, satıştan arta kalan miktarının alacaklıya ödenmesine karar verildiği taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine hükmedildiği, anılan karara yönelik olarak şikâyetçi/borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
2004 sayılı İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; 'borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez.' hükmüne yer verilmiştir.
Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikâyetinde borçlunun haline münasip ev değeri ve şikâyete konu taşınmazın değerinin haciz tarihi itibariyle taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer taşınmazlarla emsal mukayesesi yapılmak ve aynı vasıftaki taşınmazların alım-satım değerleri denetime elverişli ve somut veriler içerecek şekilde tespit edilmek suretiyle, İİK'nın 82/12. maddesi gereğince belirlendikten sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine,
satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına; şayet borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar mahcuzun değerinden fazla ise haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Borçlunun, şikâyete konu taşınmazın bulunduğu yerde oturması zorunlu olmadığından, daha mütevazı semtlerde haline münasip meskenin değerinin bilirkişi marifeti ile tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda, şikâyete konu haciz tarihi 19.07.2022 olup, işbu hacze yönelik 103 Davetiyesinin 03.08.2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, 26.07.2022 tarihinde ise anılan haczin kaldırılması şikâyetiyle borçlunun icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, şikâyete konu taşınmazda 09.11.2022 tarihinde keşif yapılmış olup, sonrasında mahkemeye sunulan 25.11.2022 tarihli Kök Raporun 3. sayfasında taşınmazın keşif tarihi itibariyle değerinin 708.050,00 TL ve dava tarihi (26.07.2022) itibari ile 581.876,67 TL olduğu belirtilmiş iken aynı raporun 4. Sayfasının sonuç bölümünde ise taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 581.876,67 TL ve haline münasip ev değerinin ise yine dava tarihi itibariyle 470.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı görülmektedir.
Akabinde dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişilere tevdii ile alınan 15.08.2023 tarihli 1. Ek Raporda ‘…keşif tarihi itibariyle 585.000,00 TL bedelle satış ilanında olan dairenin dikkate alındığı, dolayısı ile taşınmaz değerinin Yİ-ÜFE endeksleriyle dava tarihine güncellenerek dava tarihi itibariyle haline münasip ev değerinin belirlendiği, işbu nedenle davacının haline münasip evin keşif tarihi itibariyle değerinin kök raporda da belirtildiği üzere satış ilanında 585.000,00 TL olduğu, dolayısı ile pazarlık payı da dikkate alındığı takdirde haline münasip ev değerinin 580.000,00 TL olabileceğinin..’ kanaatine varıldığı anlaşılmaktadır.
Tarafların itirazı üzerine dosyanın tekrar kök raporu hazırlayan bilirkişilere tevdii ile alınan 16.11.2023 tarihli 2. Ek Raporda ise ‘..daha önceki raporlardaki beyanlarda olduğu gibi dava konusu bağımsız bölümün değeri için keşif ve dava tarihi itibariyle belirlenen bedelin yerinde olduğu..’ ifade olunmaktadır.
Mahkemece, keşif tarihi itibari ile mahcuzun bedelinin (25.11.2022 tarihli Kök Rapor gereği) 708.050,00-TL ve dava tarihi itibariyle haline münasip ev bedelinin (15.08.2023 tarihli 1. Ek Rapor ve işbu raporu teyit eden 16.11.2023 tarihli 2. Ek Rapor gereği) 580.000,00 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davacının meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikâyetinin kısmen kabulüne karar verildiği, tarafların istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine hükmedildiği, anılan kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Meskeniyet iddiası bir haczedilmezlik şikâyeti olup; mahcuzun değerini ve borçlunun haline münasip alabileceği meskenin değerinin haciz tarihi itibariyle yapılması zorunluluktur.
O halde, mahcuzun değerinin ve hale münasip ev değerinin, borçlunun sosyal durumu ve yine borçlunun ailesinin ihtiyaçları göz önünde tutularak bilirkişi marifeti ile tespit ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için şikâyete konu haciz tarihi olan 19.07.2022 tarihinin esas alınması gerekirken, yazılı gerekçeyle oluşturulan hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/7211, K. 2025/446, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama