KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/1380 E., 2025/2303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki asıl dosya davacısı ... ile birleşen dosya davacısı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Asıl ve birleşen davalarda sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçilerin, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi ilamına dayalı olarak yapılan 11.07.2023 tarihli taşınmaz ihalesinin feshi talebi ile ayrı ayrı başvuru yaptıkları, İlk Derece Mahkemesince; davanın konusu ve tarafları yönünden bağlantı bulunduğundan birleştirme kararı verildiği, yapılan yargılama neticesinde, asıl ve birleşen dosyalar yönünden şikayetin reddine ve şikayet edenlerin ayrı ayrı feshi istenilen taşınmazın ihale bedelinin %5'i oranında para cezası ile cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu, kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK’nın 134. maddesinin 5. fıkrasının 3. bendinde; “ icra mahkemesi işin esasına girerek talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder ” hükmüne yer verilmiştir.
Şikayetçilerin feshini istedikleri ihale aynı ihale olup, ihalenin feshi davasının işin esasına girildikten sonra reddi halinde, her davacı için ayrı ayrı değil ihale bedeli üzerinden tek bir para cezasına hükmedilmesi gerekmektedir.
O halde; davacıların ayrı ayrı para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1380, K. 2025/2303, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama