KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/1655 E., 2025/4153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, borçluya ait banka hesabında bulunan paranın haczedilmesi nedeniyle mülkiyet karinesinin aksini ispat yükünün davalı 3. kişide olduğu, davalı 3.kişi tarafından sunulan dekontun açıklama kısmının iddianın ispatı için yeterli olmadığı, karinenin aksinin kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı 3. kişi istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, geçerli bir istihkak iddiası olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; istihkak davalarında geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartıdır ve yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Küçükçekmece 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 19.07.2023 gün 2023/484 Esas, 2023/548 Karar sayılı kararı ile; dayanak icra takibinin iptaline karar verilmiş, karar 20.11.2023 tarihinde kesinleşmiştir.
Takibin iptali kararının kesinleşmesi üzerine, borçlu hakkındaki takibin ve haczin geçerliliği ortadan kalktığı için dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekir. Bu husus dikkate alınmadan yazılı biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1655, K. 2025/4153, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama