KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/2005 E., 2025/4558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.820 kelime·9 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, itiraz üzerine ... takipte itirazın kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın borçluya devrine ilişkin düzenlenen resmi senet kapsamından ipotek bedelinin ödendiği gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince; benzer gerekçe ile esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 888/1. maddesine göre “İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.”
Anılan bu hüküm gereği, üzerinde ipotek bulunan bir taşınmazın satışı durumunda satın alan kişi ayrıca ipoteğin sebebi olan borcu üstlenmedikçe, borcun kişisel borçlusu şahsi borcundan sorumlu olmaya devam eder. Yeni malik için taşınmaz üzerindeki ipotek kural olarak yalnızca taşınmazla sınırlı sorumluluk doğurur. Başka bir anlatımla bu durumun hukuki vecibesi; ipotekli bir taşınmazı satın alan yeni malike, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, şartlar oluştuğunda yani temel borç borçlusu tarafından ödenmeyip alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatırsa taşınmazın cebri icra yoluyla satışına katlanma yükümlülüğü yüklemesinden ibarettir(Hukuk Genel Kurulu'nun 29.11.2022 tarihli ve 2021/(13)3-427 Esas 2022/1610 Karar sayılı ilamı.).
Alacağın teminatı olması amacıyla üzerinde ipotek hakkı tesis edilen taşınmaz, daha sonra ipotek hakkı sahibine yani alacaklıya da devredilebilir. Böyle bir durumda ipotek hakkı kendiliğinden sona ermez. Alacaklı asıl borçtan bağımsız olarak, borca teminat olan taşınmazın maliki konumuna gelir. Dolayısıyla burada borcun sona ermesi durumu söz konusu değildir.
Asıl borç taşınmazın sağladığı teminat olmaksızın varlığını devam ettirir. Bunun sonucunda ipotek sona ermez, sadece uyur ve birleşme devam ettiği süre zarfında herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmaz. Bununla birlikte ne zaman ki ipotekle yüklü taşınmaz maliki ve ipotek alacaklısı sıfatları birbirinden ayrılır, o andan itibaren uyuyan ipotek hakkı hüküm ve sonuçlarını tekrar doğurmaya başlar(Hukuk Genel Kurulu'nun 14.06.2023 tarihli ve 2023/12-439 Esas 2023/627 Karar sayılı ilamı.).
Somut olayda, takibin dayanağı olan 29.11.2011 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senet içeriğinden. 617 parsel nolu taşınmazın tamamı ... Tarım ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlı iken, taşınmazda ... lehine 1.400.000,00 TL bedelle 1.derecede ve fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar ...
Organize Sanayi bölgesinde bulunan tesisin ödemesinden kalan kısma karşılık ipotek tesis edildiği, 03.05.2012 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senet içeriğine göre; taşınmazın lehine ipotek tesis edilen ...'e ipotek yükü ile satılarak devredildiği, yine 27.11.2012 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senet içeriğine göre; taşınmazın 565.000,00 TL bedelle ...'a satılarak devredildiği, satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı, ... adına ... 'ın vekaleten ipoteği bilerek satışı kabul ettiği, muteriz borçluya gönderilen ihtarnamenin 24.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ipotek lehtarı ...'in 07.10.2021 tarihinde öldüğü,
tek yasal mirasçısı olan ... tarafından 12.09.2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçlu ...'ın itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Yukarıda da açıklandığı üzere, ipotekli taşınmazın lehine ipotek tesis edilen ...'e devredilmesi ipoteği sona erdirmeyeceği gibi, taşınmazın ipotek yükü ile muteriz borçlu ...'a devredilmesinin de TMK'nın 888/1. maddesi uyarınca borçlunun sorumluluğunda bir değişiklik meydana getirmeyeceği, satış bedelinin nakden ve peşinen ödenmiş olmasının ipoteğin varlığını ortadan kaldırmayacağı, tapu kaydına göre takip tarihi itibariyle ipoteğin şeklen de varlığını devam ettirdiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, ipoteğin; 1.400.000,00 TL alacak için tesis edildiği ve kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi nedeniyle kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu görülmüştür. Borçlunun taşınmazı üzerindeki bu ipotek kaydı ile birlikte satın aldığına göre, hakkında asıl borçlu ... Tarım ... A.Ş. ile birlikte ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmsız takip yapılması İİK'nın 149. maddesine uygundur.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/2005, K. 2025/4558, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama