KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/3468 E., 2025/5343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemesince verilen kararın dosyası daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...........tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/33 Esas, 2024/189 Karar sayılı, 04.04.2024 tarihli kararının davacı 3. kişi temyizi üzerine Dairemizin 2024/6950 Esas, 2025/1387 Karar sayılı, 19.02.2025 karar tarihli kararıyla asıl karara yönelik temyiz itirazlarının reddine, ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüne karar verilerek bozulmuştur.
Bozma kararından sonra davalı alacaklı vekilinin 06.05.2025 tarihli karar düzeltme dilekçesi, aynı tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Her ne kadar dairemizce İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi kararının davacı temyizi üzerine Dairemizin 2024/6950 Esas, 2025/1387 Karar sayılı, 19.02.2025 karar tarihli kararıyla temyiz incelemesi yapılarak bozma kararı verilmişse de, katılma yoluyla temyiz talebi bulunan davalı alacaklı vekiline, davacının temyiz dilekçesi tebliğ edilmediği ve bu nedenle davalı alacaklı vekilinin katılma yoluyla temyiz hakkını kullanamadığı anlaşılmakla, usul eksikliğine dayalı bozma ilamımızın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Davacı 3. kişi vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile Mahkeme kararında yazılı gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik katılma yoluyla temyiz talebinin değerlendirilmesinde;
Mahkemece müddeabihin değerine göre davalı alacaklı lehine 425.866,65 TL ret vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 33.217,68 TL vekalet hatalı olup bozulması gereksede bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3) Davacının 03.07.2024 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tefhim edilen bir kararda değişiklik yapılması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre iki halde olanaklıdır. Bu hallerden biri HMK'nın 304. maddesinde düzenlenen "hükmün tashihi", diğeri ise HMK'nın 305. maddesinde düzenlenen "hükmün tavzihi"dir.
HMK'nın 304. maddesinde düzenlenen "hükmün tashihi" yolu ile "hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar" yine 304. maddede belirtilen usul ile düzeltilebilir. ''Hükmün tavzihi" ise HMK'nın 305. maddesindeki düzenlemeye göre hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesidir. Tavzih usulü HMK'nın 306. maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca HMK'nın 305/2. maddesine göre "hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez."
HMK madde 305/A (Ek:22/7/2020-7251/27 md.); (1)Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesi getirilmiştir.
Ancak, HMK'nın "tavzih ve tamamlama talebi ile usulü" başlıklı 306. maddesinde; "(1) tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur." şeklinde tavzih ve tamamlama talebi halinde yapılacak işlemler emredici bir şekilde sayılmıştır. Mahkemece, HMK'nın 306. maddesinde emredilen usul yerine getirilmemiştir.
Öte yandan, HMK'nın 305/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar, borçlar ve yükümlülükler tavzih yoluyla sınırlandırılamaz ve değiştirilemez. Kaldı ki, HMK'nın 305/A maddesindeki şartlar da oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 305/A maddesi gerekçe gösterilerek ek kararla yeni bir hüküm tesisi hatalı olup, ek kararın bozulmasına, ek karara konu vekalet ücretine ilişkin olarak düzeltilerek onama kararı verildiğinden, ek kararın bozulması kararı uyarınca yerel mahkemece işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3468, K. 2025/5343, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama