KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/3627 E., 2025/4577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...'nın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Lüleburgaz İcra Ceza Mahkemesinin 19/04/2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/47 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 05/05/2025 gün ve 94660652-105-39-13695-2024-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/05/2025 gün ve KYB-2025/57020 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 06/06/2018 tarihli ve 2018/3315 Esas, 2018/7246 Karar sayılı ilamında yer alan, "...tebligat gideri, tahsil harcı ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmediği, takip öncesi ve sonrası faiz ile ödeme taahhüdünden son taksit tarihine kadar işleyecek faizin taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmediği gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı, bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında usulüne uygun olarak gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği halde, Lüleburgaz 2. İcra Müdürlüğünün 2019/7781 Esas sayılı takip dosyasında mevcut 02/07/2021 tarihli ödeme taahhüdünde tebligat gideri ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmediği gibi "masraf miktarı" başlığı ile gösterilen 96,90 Türk lirası giderin hangi masraf kalemini kapsadığının belirtilmediği,
bu nedenle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3627, K. 2025/4577, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama