KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6090 E., 2025/6306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, ödeme emri tebliğ adresi ile haciz adreslerinin farklı olduğu, borçlunun söz konusu adreste yaşamadığı, malların borçluya ait olduğuna dair alacaklının ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı hacze konu büyükbaş hayvanların borçluya ait olduğunu, 3. kişi ile borçlu arasında danışıklı işlemler yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından temyize başvurulmuştur.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, 3. kişinin huzurunda yapılmış ise de, haciz mahallinde borçlunun eşi ile çocuklarının hazır bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan kolluk araştırmasında, haciz mahallindeki besi çiftliğinin borçlu ile üçüncü kişi tarafından birlikte işletildiği tespit edilmiş, delil olarak dayanılan facebook çıktılarında da hem borçlu hem üçüncü kişinin birlikte isminin geçtiği ...
Besi çiftliğine ilişkin ilanların yer aldığı, ilanlarda yer alan adresin haciz adresi olduğu görülmüştür.
Ayrıca, dava konusu hayvanların kulak küpe numaralarının olmadığı, borçlu ile üçüncü kişinin kardeş olduğu bir arada değerlendirildiğinde, borçlu ile üçüncü kişinin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği, mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6090, K. 2025/6306, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama