KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6684 E., 2025/5884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, diğer fesih nedenleri ile birlikte açılan kıymet takdirine itiraz davasında taşınmazın gerçek değerinin yansıtılmadığını, eksik ve hatalı tespit yapıldığını, taşınmazın düşük bedelle ihale edildiğini ileri sürerek ihalenin feshi talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine ve şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %1’i oranında para cezasına hükmedildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Kıymet takdirine itiraz davası, İİK'nın 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Mahkemece yapılacak iş, icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile icra müdürünün kıymet takdiri yaptığı keşif tarihi itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür.
Somut olayda; şikayetçi borçlunun kıymet taktirine itirazı üzerine İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 18.01.2024 tarih, 2023/639 E.-2024/71 K. sayılı dosyasından alınan kıymet takdiri raporunda taşınmazın değeri 25.07.2023 tarihi itibariyle (icra dosyasındaki rapor tarihi) 146.934.574,48 TL olarak belirlenmiş ve yeniden belirlenen bu değer üzerinden taşınmazın satışa çıkarıldığı görülmüştür.
Öte yandan; borçlunun tarafı olduğu başkaca icra takip dosyasında aynı taşınmaz için alınan bilirkişi raporuna karşı borçlu tarafından yapılan kıymet takdirine itiraza ilişkin mahkeme dosyasının incelenmesinde; İstanbul Anadolu 12. İcra Hukuk Mahkemesinin
11.06.2024 tarih, 2024/110 E.-2024/691 K. sayılı şikayet dosyasında alınan 15.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin icra müdürlüğünün keşif tarihi olan 31.10.2023 tarihi itibariyle 237.591.000,00 TL, mahkemenin keşif tarihi olan 03.05.2024 tarihi itibariyle 315.373.250,00 TL olarak belirlendiği ve iki dosyada da yakın olan değerlendirme tarihlerine rağmen taşınmazın tespit edilen değerleri arasında önemli ölçüde fark olduğu görülmektedir.
O halde; şikayetçi borçlu tarafından fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazların, yeniden uzman bilirkişilerden oluşacak bir heyet marifeti ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, raporlar arasındaki taşınmaz değerinin farkının neden kaynaklandığı hususu da belirlenerek, taşınmazın satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı tarih itibariyle (icra dosyasındaki rapor tarihi) tespit edilecek değerinin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde, ihalenin feshine, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6684, K. 2025/5884, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama