KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6827 E., 2025/8150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürülerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne, tebliğ tarihinin 02.10.2024 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun şahıs şirketi olup ticaret sicilinde kayıtlı olan adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğin usulüne uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nın 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur.
Öte yandan, tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nın 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun ...İnşaat ... Ticaret - ... unvanlı gerçek kişi tacir olduğu, borçlunun alacaklarının haczi için 3. kişi olarak ... adına haciz ihbarnamesi düzenlenerek tebliğ edildiği, ... adına vekili tarafından icra müdürlüğüne sunulan 30.07.2024 tarihli 2. haciz ihbarnamesine itiraz dilekçesinde borçlu olarak “...İnşaat ... Ticaret - ...” unvanının yazılı olduğu görülmüştür. Her ne kadar anılan ihbarnamenin tebliği, borçlu yönünden ıttıla kabul edilemez ise de, vekil tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, açıkça borçlunun unvanına yer verildiği anlaşılmış olup borçlunun, hakkındaki takipten en geç itiraz tarihi olan 30.07.2024 tarihi itibariyle haberdar olduğunun kabulü gerekir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, 08.10.2024 tarihli şikayetin, öğrenme tarihi olan 30.07.2024 tarihinden itibaren yasal yedi günlük süresinden sonra yapıldığı gerekçesi ile süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek şikayetin reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6827, K. 2025/8150, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama