KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6862 E., 2025/8432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu kurum tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu tarafından, takip dayanağı ilam henüz kesinleşmeden infaza konu edildiği şikayetiyle, öncelikle takibin, mahkeme aksi kanaatte ise icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile bir kısım icra emri kalemlerinin düzeltilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, işbu son kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Ceza Mahkemelerinin, tazminata ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri ilamlı icra takibine konu edilebilir. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca mahkumiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz. Mahkumiyet kararının eklentisi olarak hükmolunan tazminat, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de hüküm kesinleşmedikçe asla tabi olarak infazı istenemez.
Aynı şekilde 25.08.2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 694 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144. maddesi ile 5271 Sayılı CMK’nın 142. maddesine eklenen 10. fıkrası ile "Tazminata ilişkin mahkeme kararları kesinleşmeden icra takibine konulamaz..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
5271 Sayılı CMK’nın 142. maddesine eklenen 10. fıkrası nazara alındığında somut olayda ‘haksız tutuklama’ nedenine dayalı olarak müstakil tazminata hükmedilmesinin genel ilkeden ayrılmayı gerektirmediği dolayısıyla şikayete konu ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "takibin 02.08.2017 tarihinde başlatıldığı ancak bahse konu kanun değişikliğinin yürürlük tarihinin 15.08.2017 olduğu dolayısıyla takibin başlatılmasından sonra ihdas edilen maddeye dayanılarak takibin iptalinin talep edilemeyeceği" belirtilmiş ise de usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında aslolan aksi kanunda açıkça düzenleme bulunmadıkça 'hemen ve derhal uygulanma' ilkesidir.
Dolayısıyla CMK değişiklikleri yürürlüğe girdiği anda uygulanacaktır. Kaldı ki, yine somut olaydaki dayanak ilam bozularak yeni bir hüküm tesis edildiği ve işbu karara göre de yeni bir icra emrinin oluşturulduğu da görülmektedir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6862, K. 2025/8432, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama