KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/687 E., 2025/1976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.466 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; sair şikayet nedenlerinin yanı sıra takipten önce ihtarname gönderilmediğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince, muacceliyet ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulüne icra emrinin iptaline karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
TMK’nın 851. maddesinin birinci fıkrasına göre “Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için konulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması halinde alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağa üst sınır taraflarca belirtir.”
Bu hükme göre üst sınır çerçevesinde oluşturulacak ipotek tescil edildiği tarihte mevcut ve miktarı belli bir alacağa dayanmaktadır. Henüz alacak doğmadan ileride doğacak veya doğması olası bulunan bir alacak için önceden belli bir üst sınır gösterilerek belirli bir sırada bir ipotek tesis edilmektedir. Bu tür ipoteklerde kayıtsız şartsız bir borç ikrarı söz konusu olmadığından alacak miktarının borçlunun kabulü veya mahkeme hükmü ile saptanması söz konusu olacaktır. Bu tür ipoteklerde alacaklının talebi üzerine İİK’nın 149/b maddesi hükmüne göre ödeme emri gönderilmesi gerekir. İpotek akit tablosunda kayıtsız şartsız bir borç ikrarı var ise bu ipoteğin türü ana para (kesin borç) ipoteğidir. Bu ipotek türünde alacak mevcut ve miktarı bellidir.
Takip dayanağı 02.08.2011 tarih ve 490 Yevmiye nolu ipotek akit tablosu incelendiğinde;
İpotek akit tablosunun ikinci sayfasında “şartlar” başlıklı 1. maddesinde aynen “... Services Tüketici Finansmanı A.Ş. ile .... Gıda San. Ve Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanmış ve bir sureti ibraz edilen Tüketici kredi sözleşmeleri ve ekleri nedeniyle sözleşmede belirtilen geri ödeme planına ve şekline göre kredinin ödeneceğini, bu borca karşılık olmak üzere yukarıda yazılı taşınmazın taşınmazların üzerinde birinci dereceden veya serbest derecede istifade kaydıyla diğer derecelerde fekki MAN ESAS NO : 2025/687
Finanstan bildirilinceye kadar süresiz toplam 500.000 Euro (Beşyüzbin Euro) için ... Tüketici Finansmanı A.Ş.’ye teminat ipoteği vermeyi....” açıklaması yazılıdır.
Görüldüğü üzere ipotek akit tablosunda Tüketici kredisi uyarınca verilip geri ödeme planına bağlanmış kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermekte olup bu ipotek bir anapara (kesin borç ipoteği) niteliğindedir.
Alacaklı lehine 500.000,00 EURO bedel mukabilinde fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar (fbk) müddetle ipotek tesis edilmiş olduğu ve ipoteğin kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olduğu anlaşılmıştır. İpotek akit tablosundaki “fekki bildirilinceye kadar süre ile” açıklaması muacceliyet koşulu olmayıp, ipoteğin süresiz olarak tesis edildiğini göstermektedir.
İİK’nın 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmüne yer verilmiştir.
Kural olarak alacağın muacceliyetinin, bir ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda, alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine, muacceliyet ihtarında bulunmadan icra takibi yapması mümkün değildir(MK 802 md., TMK 887 md.). Zira, Borçlar Kanunu'nun 117/2. maddesinde yer alan borcun ifa edileceği gün (vade tarihi) sözleşmede yer almamıştır. Bu durumda, borçlunun temerrüdünün ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasında Borçlar Kanunu'nun 117/2. maddesinin (818 Sayılı BK'nın 101/1. maddesi); “muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, alacaklı tarafından takipten önce gönderilmiş bir muacceliyet ihtarının bulunmadığı anlaşıldığından, borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmış olması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, mahkemece; şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/687, K. 2025/1976, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama