KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2025/688 E., 2025/2050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/293 E., 2016/321 K.
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede.
766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) gereğince 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu ve 2013 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılıp 04.11.2013 - 04.12.2013 tarihleri arasında ilan edilen uygulama kadastrosu bulunmakta olup, Konya ili Taşkent ilçesi ... mahallesinde kain dava konusu taşınmaz 79 parsel numarası ile tarla vasfıyla 21.200,00 metrekare yüzölçümü ile dahili davalıların murisleri adına senetsizden tespit edilmiş, 27.06.1956 ile 27.07.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve itirazsız kesinleşmiş olup,
3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmada dava konusu taşınmazın 79 olan parsel numarası 213 ada 99 parsel, 21.200,00 metrekare olan yüzölçümü ise 21.446,70 metrekare olmuştur.
Davacı ... İdaresi temsilcisi dava dilekçesinde. Konya ili Taşkent ilçesi ...
Mahallesinde, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca kadastro çalışmaları yapılarak askıya çıkarılmış olduğunu, bu çalışmalarda Taşkent ilçesi ... mahallesinde kain 213 ada 99 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edilmiş olduğunu, dava konusu taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafında orman olarak görülmekte olup, aynı zamanda eylemli hali, toprak yapısı, eğimi ve civar arazi özellikleri ile de orman sayılan yerlerden olduğunu, maddi kanıtlar ve eylemli hali gözönüne alındığında,
kanunların amir hükümleri karşısında Devlet ormanı olduğu sabit olan taşınmazların davalı adına tespitinin mümkün olmadığını, yapılacak keşif ve toplanacak diğer deliller karşısında, dava konusu taşınmazın orman olduğu sabit olacağından, davalarının kabulüne, dava konusu Konya ili Taşkent ilçesi ... Mahallesinde kain 213 ada 99 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespite ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacı ... İdaresi temsilcisi 06.02.2015 tarihli celsedeki beyanında; dava konusu edilen taşınmazların orman arazisi olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında şahıs adına tarla olarak tespit gördüğünü, taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, bölgede 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmalarına ilişkin bir davalarının olmadığını, davanın dava konusu taşınmazların orman olduğu iddiasına dayandığını, yani tamamen mülkiyete yönelik bir dava olduğunu beyan etmiştir.
Davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Bozkır Kadastro Mahkemesinin 06.02.2015 tarihli ve 2013/113 Esas, 2015/8 Karar sayılı ilamıyla; Orman İdaresinin davasının tamamen mülkiyet iddiasına yönelik olduğu ve bölgede 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmalarına yönelik bir talebin bulunmadığı, gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep edildiği taktirde dosyanın görevli ve yetkili Hadim Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar kesinleştiğinde, dava konusu Konya ili Taşkent ilçesi ... Mahallesi 213 ada 99 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine, karar verilmiştir.
Bozkır Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı sonrası dava dosyası Hadim Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olup, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamıyla; dava konusu yere ait öncesinde orman kadastro işleminin yapılmadığı, kadastro faaliyetinin 1950'li yıllarda gerçekleştirildiği,
mahallinde yapılan keşif neticesinde yüksek orman bilirkişisi ...'nin 11.01.2016 tarihli raporunda (hava fotoğrafları, amenajman planı ve memleket haritası uygulamaları ile hazırlanan) dava konusu yerin evveliyatı, hali hazır durumu, toprak ve bitki örtüsü ile toprak muhafaza karakteri taşıyan ve orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin raporu neticesinde tapulu bir arazi olsa da ormanların kişiler tarafından mülk edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu olan Konya ili Taşkent ilçesi ...
Mahallesi 213 ada 99 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kaydı olan taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı bir kısım dahili davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Bir kısım dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 10 yıllık dava açma süresinin dolduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazlarını tekrar ettiklerini, taşınmazın değerinin tespit edilmediğini, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım dahili davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesi hatalı ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/688, K. 2025/2050, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama