KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/8811 E., 2026/1294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlu şirket vekili tarafından ödeme emrine ve borca itirazla takibin iptali ve aleyhe para cezası ve tazminat istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine, karar verilerek bir kısım alacak yönünden takibin iptaline ve tazminat talebinin reddine karar verildiği, kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak İİK'nın 169/a maddesi uyarınca takibin iptali yerine durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle aynı meblağlar hakkında takibin durdurulmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin ve tazminat talebinin reddine hükmedildiği, kararın yine taraf vekillerince temyiz edildiği görülmektedir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borca itiraz incelemesi İİK'nın 169 ve devamı maddelerine göre yapılmakta olup İİK'nın 169/a-6. bendinde "Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. ..." şeklinde düzenleme olmakla haksız çıkan taraf hakkında tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, borçlu vekili tarafından, aleyhine başlatılan takipte borca itirazı ile ödeme emrinin ve takibin tümden iptali, kabul edilmez ise takas mahsup ile takibin belirtilen kısım yönünden iptali, bu da kabul edilmez ise ödeme emri ve takibin 100.000 TL lik yapılan ödeme yönünden faiz ve ferileri ile birlikte iptali ve aleyhe tazminat talep edilmektedir. Ayrıca, alacaklı vekili tarafından da davanın reddi ile birlikte aleyhe tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.
O halde, borçlunun borca itirazının kısmen kabul edildiği ve tarafların da talebi bulunduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesince, kabul ve red olunan alacak miktarı yönünden her iki taraf aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tazminat talebinin reddi yönünde hüküm tesisi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/8811, K. 2026/1294, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama