KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/16782 E., 2012/9572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin farketmesi sonucu girdiği pencereden atlayarak takip edilmesine rağmen olay yerinden kaçan sanığın, alkollü olmasının şahsi çevikliğini etkilemediği de gözetilerek; suçun işlenmesinde şahsi çeviklik gerektiğini belirten bilirkişiye bu görüşünün dayanağının açıklattırılması, olay yeri krokisinin düzenlettirilmesi ve sanığın eve giriş ve çıkış şeklinin belirlenmesi suretiyle suç niteliğinin tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1, 62. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 143, 35/2 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4. maddesine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu,
bu suçun da CMK'nun 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu gözetilip sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/16782, K. 2012/9572, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama