İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Ceza Dairesi

YARGITAY · 13. CEZA DAİRESİ

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/19838 K.2012/22352

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 135

Esas2011/19838Karar2012/22352Tarih31 Ekim 2012Okuma6 dk · 1.291 kelime

KÜNYE

13. Ceza Dairesi 2011/19838 E., 2012/22352 K.·Hırsızlık Iletışımın Tespıtı, Dınlenmesı Ve Kayda Alınması Katalog Suçlar Sınyal Bılgılerının Değerlendırılmesı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Ekim 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.291 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 135

1982 ANAYASASI (2709) Madde 22

"İçtihat Metni"

ÖZET

BELLİ BİR ZAMAN DİLİMİNDE, BELLİ BİR YERDE YAPILAN TÜM GÖRÜŞMELERE İLİŞKİN DETAYLARIN TEMİN EDİLİP, GÖRÜŞME YA­PANLAR ARASINDA ELEME YAPMA VE BU KİŞİ YA DA KİŞİLER ÜZERİNDE ARAŞTIRMAYI YOĞUNLAŞTIRMA İŞLEMİ, İLETİŞİMİN TESPİTİ DEĞİL, TİPİK BİR SİNYAL BİLGİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ İŞLEMİDİR. SİNYAL BİL­GİLERİNİN DEĞERLENDİRİLEBİLMESİ İÇİN İSE, SUÇUN 5271 SAYILI CMK’NIN 135/6. MADDESİNDE SAYILAN KATALOG SUÇLARDAN OLMASI VE HAKİM KARARININ BULUNMASI ZORUNLUDUR.

Nitelikli hırsızlık, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından yü­rütülen soruşturma sırasında, meçhul şüphelilerin belirlenmesi için, Varto Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.10.2008 tarihli ve 2008/1199 soruşturma sayılı baz istasyonlarının sisteminde kayıtlı arayan, aranan, süre, mesaj, imei ve karşı baz istasyonlarının tespitini içeren detaylı HTS raporunun çıkarılması için karar verilmesi talebinin kabulüne dair (Varto Sulh Ceza Mahkemesi)’nin 20.10.2008 tarihli ve 2008/157 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Ba­kanlığı’nın 01.04.2010 tarih ve 2009/3362/20108 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.04.2010 tarih ve 2010/884432 sayılı ihbarnamesiyle Dai­remize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, Muş ili Varto ilçesinde 29.09.2008 ila 02.10.2008 tarihleri arasında tespit edilemeyen zamanda gerçekleşen ku­yumculuk yapan işyerinin kasasının soyulması ile ilgili ihbar üzerine so­ruşturmaya başlandığı, şüphelilerin tespit edilemediğinden bahisle 20.10.2008 tarihinde kullandıkları telefonlardan şüphelilere ulaşılması amacıyla, baz istasyonlarının sisteminde kayıtlı arayan, aranan, süre, mesaj, imei ve karşı baz istasyonlarının tespitini içeren detaylı HTS raporunun çıkarılması için karar verilmesi talebinin kabulüne karar verildiği, karara itirazın reddedildiği,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” kenar başlıklı 135. maddesinin birinci ve üçüncü fıkra­larında; “(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.

Cumhuriyet savcısı kararını derhal hakimin onayına sunar ve hakim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cum­huriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.

(3) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkan veren kodu, tedbirin türü, kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok üç ay için verilebilir; bu süre, bir defa daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suç­larla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hakim bir aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilir.” hükmü ile, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İle­tişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Ted­birlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Talep ve kararda belirtilecek hususlar” kenar başlıklı 6. maddesinde;

(1) İletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin talepler ile hakim ve Cumhuriyet savcısı karar­larında, aşağıda belirtilen hususlar yer alır:

a- Soruşturma numarası veya kovuşturmaya geçilmişse mahkeme esas numarası,

b- Kararın hangi suçun soruşturulması için istendiği, bu suça ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin neler olduğu,

c- Başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmadığı hakkındaki açıklama, bilgi veya belgeler,

ç- Hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği,

İletişim aracının türü ile numarası veya iletişim bağlantısının tespitine imkan veren kodu, tedbirin türü, tedbirin kapsamı, tedbirin süresi.

(2) Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için mobil telefonun yerinin tespitine ilişkin talep ve kararda mobil telefonun numarasının ve tespit iş­leminin süresinin belirtilmesi

yeterlidir.

(3) İletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi hususunda uzatmaya ilişkin talep ve kararlarda ise birinci fıkradaki unsurlarla birlikte uzatılan kararı veren mahkemenin adı ile karar tarihi ve numarası da belirtilir.” hükümlerine yer verildiği,

Hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, suç ve iletişim aracının türü ile uygulanacak tedbirin türü ve kapsamı gibi unsurları içermeyen, bir baz istasyonunun kapsama alanındaki bütün görüşmelerin ayrıntılarını içeren “baz sorgusu” niteliğindeki taleplerin mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturacağı gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi, Anayasamızın 22. maddesinde düzenlenen haberleşme özgürlüğüne, 5271 sayılı CMK’nın 135 ve devamı maddeleri uyarınca; zorunlu hallerde hakim kararıyla getirilen bir kı­sıtlama, bir ceza muhakemesi koruma tedbiri manzumesidir.

5271 sayılı CMK’nın 135. maddesinde, telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesinin üç, hatta mobil telefonun yerinin tespitini de ayrı sayarsak dört tür denetim biçimi düzenlenmiştir (Dinleme ve Kayda Alma - İletişimin Tespiti ve Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi). Bütün iletişimin de­netlenmesi biçimlerinde kuvvetli suç şüphesi ve başka surette delil elde olu­namaması, iletişimin tespiti dışında da mutlaka 135. maddenin 6. fıkrasında yer alan katalog suçlardan birinin varlığı gereklidir.

Kural olarak, ancak hakim kararıyla iletişimin denetlenmesi mümkündür. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla da iletişim denetlenebilir. Ancak, Cumhuriyet savcısı kararını derhal hakimin ona­yına sunar ve hakim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dol­ması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.

İletişimin dinlenmesi ve kayıt altına alınması işleminin ne olduğu hu­susunda uygulama ve öğretide herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

İletişimin Tespiti ve Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesine gelince;

10.11.2005 gün ve 25984 sayılı RG’de yayımlanan Yönetmelik hüküm­lerine göre;

İletişimin Tespiti: İletişimin içeriğine müdahale etmeden iletişim araç­larının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri, ifade eder.

5271 sayılı CMK’nın 135. maddenin 4. fıkrasına göre; “...Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi için, ... mobil telefonun yeri, hakim veya gecik­mesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir. Bu hususa ilişkin olarak verilen kararda, ... mobil telefon nu­marası ve tespit işleminin süresi belirtilir.”

Mobil telefonun yerinin tespiti işleminin, iletişimin tespiti koruma ted­birinin özel bir şekli olduğu kabul edilmektedir.

5271 sayılı CMK’nın 135. maddesinin son fıkrasında katalog suçun varlığından söz edilirken dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değer­lendirilmesinden söz edilmiştir. O nedenle tıpkı iletişimin tespitinde olduğu gibi, mobil telefonun yerinin tespitinde de katalog suçun varlığı gerekmez.

10.11.2005 gün ve 25984 sayılı RG’de yayımlanan Yönetmelik hüküm­lerine göre;

Sinyal Bilgisi: Bir şebekede haberleşmenin iletişimi veya faturalama amacıyla işlenen her türlü veriyi, ifade eder.

14.02.2007 gün ve 26434 sayılı RG’de yayımlanan Yönetmelik hüküm­lerine göre de;

Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi: İletişimin içeriğine müdahale nite­liğinde olmayıp yetkili makamdan alınan karar kapsamında sinyal bilgilerinin iletişim sistemi üzerinde bıraktığı izlerin tespit edilerek, bunlardan anlam­landırılan sonuçlar çıkarmak üzere gerçekleştirilen değerlendirme işlemlerini, ifade eder.

Belli bir zaman diliminde, belli bir yerde yapılan tüm görüşmelere ilişkin detayların (Tüm GSM şirketlerinden, belli zaman diliminde ve belli bir yerde yapılan bütün görüşmelere ilişkin arama - aranma saati ve sürelerine ilişkin bilgiler ile arayan - aranan abonelerin tümünün kimlik ve adres bilgileri...) temin edilip, görüşme yapanlar arasında örneğin, hırsızlık suçundan sabıkalı olan var mı, varsa bunların irtibatta bulundukları kişiler kimlerdir ve benzeri eleme yapma ve bu kişi ya da kişiler üzerinde araştırmayı yoğunlaştırma iş­lemi, iletişimin tespiti değil, tipik bir sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi işle­midir.

İletişimin (veya mobil telefonun yerinin) tespitinde, somut telefon nu­marası ya da numaraları söz konusu iken sinyal bilgilerinin değerlendiril­mesinde, somut bir telefon numarası yoktur. Belli bir yer ve zaman diliminde iletişimde bulunan bütün numaralar işlemin konusudur.

Soruşturulan suç hırsızlık suçu olup, 5271 sayılı CMK’nın 135(6). mad­desinde sayılan katalog suçlardan değildir, hakim kararıyla bile olsa sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine karar verilemez.

“Baz sorgusu” tabiri hukuki bir tabir değildir. Bu sebeple somut olayda, yanlış nitelemeyle iletişimin tespiti ya da baz sorgusu(!) olarak isimlendirilen ve tipik bir sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi işlemi olarak kabul edilmesi gereken işlemle ilgili olarak verilen ilk derece mahkemesi kararı ve buna ilişkin itirazın reddi kararı, özgürlüklere ağır bir müdahale olmanın ötesinde, yasal koşulları bulunmadığından usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan gerekçelerle;

SONUÇ / HÜKÜM

Kanun yararına bozma isteminin kabulü ile; Varto Sulh Ceza Mahke­mesi’nin 20.10.2008 tarihli ve 2008/157 değişik iş sayılı kararına karşı vaki itirazın reddine dair Varto Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.11.2008 gün ve 2008/29 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), aynı Yasa’nın 309/4-b maddesi gözetilerek müteakip iş­lemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalli mahkemesine gön­derilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/19838, K. 2012/22352, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2011/19838
Karar No
2012/22352
Tarih
31 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/19841 K.2012/34057
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/19842 K.2012/34049
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/19844 K.2012/34045
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/19852 K.2012/34435
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/19858 K.2012/20638
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/19868 K.2012/34038

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.