KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/2091 E., 2012/5292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Hükümlü ... hakkında kurulan 27.06.2003 tarihli ilk hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, ... müdafi tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin Yeni Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için bozma kararı ve bozmadan hükümlü ...'ün de yararlandırılmasına dair kararı üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'ün uyarlama yargılamasının ayrı olarak ele alınması gerekirken tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü müdafiinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesine gelince:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 102/4, 104/2 maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 31/3, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan
Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 14.02.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/2091, K. 2012/5292, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama