KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/31207 E., 2013/21173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıkların mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yapılan keşif sonucu alınan ve mahkemece kabul edilen bilirkişi raporuna göre suça konu işyeri kapısının muhkem olmadığı ve sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK'nın 491/4-son. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 06/11/2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanıkların müşteki Duran Kuşçu'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı olması nedeniyle mala zarar verme suçundan ayrıca ceza verilemeyeceği anlaşılmakla; tebliğnamedeki eleştirisel düşünceye, yine suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 65. maddesi kapsamında suça fer'an katılım, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 37-40. maddeleri uyarınca asli fail olarak değerlendirilip her iki TCK'nın karşılaştırılarak lehe yasa uygulaması sonucu hüküm kurulmuş olup ek savunma gerekmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Müşteki tarafından kilitli şekilde parkedilen aracın bıçakla zorlanarak açılıp düz kontak yöntemiyle çalıştırılıp götürülme şeklinde gerçekleşen eylemin TCK'nın 142/1-b. maddesindeki suçu oluşturmasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç cezayı değiştirmediğinden, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesi uyarınca uygulama sonucunda 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası yerine 1 yıl 17 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilmesi ise, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/31207, K. 2013/21173, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama