KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/8969 E., 2012/7997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın türü ve süresi itibarıyla sanık müdafıi tarafından yapılan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318 ve 421 .maddeleri gereğince REDDİNE.
Müşteki 12.06.2002 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, gündüzün işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu, suç tarihi itibarı ile şikayete tabi olduğundan, sanık hakkında gündüzün işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan da hüküm kurulması gerektiğine dair görüşe iştirak edilmemiş; suça konu eşyaların değeri az olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki yasal şartlar oluşmadığı halde, bu madde uyarınca yersiz indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini temyiz edenin sıfatına göre; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; anılan maddenin hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden; bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008, 6-47/43 ve 23.03.2004, 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanık hakkında uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin yerel mahkemece 27.12.2005 tarihli kararında uygulanmış olması sebebiyle, ceza 1 yıl 6 ay hapse kadar düşmüş ve hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de;
sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezası l yıl, 6 ay olmayıp, 3 yıl olduğundan ve aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/8969, K. 2012/7997, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama