KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2012/10453 E., 2012/13366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-9. maddesi gereğince sanığın kaçak kullandığı elektrik bedeli olan ve bilirkişi tarafından tespit edilen 700,00 Türk lirasını kararının kesinleştiği tarihe kadar İşleyen yasal faizi ile birlikle deneme süresi içinde ve 12 aylık taksitler hâlinde tamamen ödemek koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair...
Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2010 tarihli ve 2009/430 esas, 2010/132 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün ödeme koşulunu yerine getirmemesi üzerine, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına, takdiren sanığın 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 08/09/2011 tarihli ve 2009/430 esas, 2010/132 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.05.2012 tarih ve 2012/7933/27161 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunuduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2012 tarih ve 2012/132602 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11, maddesinde düzenlenen "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki hükme göre, mahkemenin duruşma açarak sanığın hukukî durumunu değerlendirmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 527 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/10453, K. 2012/13366, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama