KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2012/13898 E., 2013/8635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2013
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 59/2 ve 81/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Karadeniz Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2002 gün ve 2002/364-1207 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine,
5237 sayılı Kanun'un daha lehe olduğunun değerlendirilerek mevcut ilâmın 647 sayılı Kanun hükümlerine aynen infazına dair, aynı Mahkemenin 05/08/2005 gün ve 2002/364-1207 sayılı ek karar ile 765 sayılı Kanun'un 493/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, anılan Mahkemenin 30/10/2006 tarihli ve 2002/364-1207 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 18.04.2012 tarih ve 2007/6569/23490 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2012 tarih ve 2012/124574 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE
Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması,
herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasının, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/13898, K. 2013/8635, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama