KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2012/26741 E., 2013/41020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Mülga Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 20/1. maddesine göre, suça sürüklenen çocuğun ceza sorumluluğunun varlığının tespiti konusunda uzman hekimden alınan rapor hüküm kurmak için yeterli iken, 5237 Sayılı TCK ile yalnızca bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacaktır.
Aynı Yasanın 31/2. maddesi ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddelerine göre, 12-15 yaş grubu arasındaki küçüğün işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını değerlendirme ve davranışlarını buna göre yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığında hakim bizzat kendisi karar verecek, bu kararı verirken de 5395 SKK’nun 35. maddesine göre; uzman bilirkişilere, küçüğün içinde bulunduğu aile koşulları, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik koşullar ve eğitim durumu dikkate alınarak hazırlattıracağı sosyal inceleme raporundan yararlanacaktır.
Tüm bu anlatılanlar ışığında, somut olayda, suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğu hususunda, Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan uzman hekim raporu ile yetinilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan ve bu konuda herhangi bir gerekçe de gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/26741, K. 2013/41020, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama