KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2014/17749 E., 2014/23230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında müşteki ... .... yönelik eylemi nedeniyle Dairemizin 16.01.2013 tarihli bozma kararı sonrası hüküm kurulmamışsa da; dava zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması olanaklı kabul edilmiştir.
Her ne kadar 765 sayılı TCK’nın 522.maddesinin uygulanması sırasında da suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ve yerleşik uygulamaya göre suça konu eşyanın toplam değeri olan 974.600.000 TL'nin karar gerekçesinde hafif yerine pek fahiş olarak kabul edilmiş ise de, suça konu bir kısım eşyaların mahkemece verilen arama kararı sonucu bulunması ve alınan paranın da iade edilmemesi karşısında; rızai tam bir iadenin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 523. maddesinin uygulanması nedeniyle mahkemece sanık hakkında hükmedilen 3 yıllık sonuç cezanın sanığın lehine olduğu ve aksi hal sanığın;
önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, yapılan uygulama sanık lehine kabul edilmiş ve karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522(hafif) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda da sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 116/2-4 ve 119/1-c maddelerine uyduğu gözetilmemiş ise de, anılan maddelere göre hükmedilebilecek en az cezanın dahi sanık aleyhine olması nedeniyle, 765 sayılı TCK ile yapılan lehe uygulama sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2014/17749, K. 2014/23230, 2 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama