KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/10338 E., 2018/125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Uyapta mevcut nüfus kayıt örneği içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun 15.10.1998 olan doğum tarihinin Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/642 Esas 2013/15 sayı 24.09.2013 kesinleşme tarihli kararı ile 15.10.1995 olarak düzeltilmiş olduğu gözetilmeksizin suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 31/3. maddesi yerine TCK'nın 31/2. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
suça sürüklenen çocuğun belirtilen şekilde yaş tashihi sonucu suç tarihi itibariyle 15-18 yaş arasında olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş arasında olduğundan bahisle işlediği hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığının saptanması için uzman hekimden rapor aldırılması gerektiğine dair bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Aldırılması zorunlu sosyal inceleme rapor masrafının suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/10338, K. 2018/125, 8 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama