KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/2243 E., 2016/4975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Tebliğname No
- 2 - 2016/33401
- Mahkemesi
- Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 13/11/2015
- Numarası
- 2015/422 (E) ve 2015/544 (K
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 01.06.2005 tarihinden önce işlenmiş olması nedeniyle Yerel Mahkemece lehe yasa değerlendirmesi yapılarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin lehe olduğunun kabul edilmesine karşın, hapis cezasının bu Kanunun 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi yerine, karma uygulama yasağına aykırılık teşkil edecek şekilde, 647 sayılı Kanunun 4. maddesine göre paraya çevrilmesine karar verilmesi ve aynı şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda adli para cezasının ertelenmesine yer verilmediği halde 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesi yasaya aykırı olup,
Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz yoluna başvurulmadan kesinleşen 30.12.2005 tarih ve 2002/94 esas, 2005/737 karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi üzerine, Dairemizin 16.06.2015 tarih ve 2015/5401 esas, 2015/110773 karar sayılı ilamında, suça sürüklenen çocuğun lehine olan bu hukuka aykırılığın kanun yararına bozulması suça sürüklenen çocuğun aleyhine bir nitelik taşıması söz konusudur.
Mahkûmiyet hükmünün esasına dâhil olan bir hususla ilgili bu hukuka aykırılığın giderilmesi için suça sürüklenen çocuk aleyhine kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulmuştur. Bu durumda 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereğince hükmün aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozulması ile yetinilmesi gerekmektedir. Bozma kararı verildikten sonra izlenmesi gereken yol anılan maddenin 4. fıkrasında dört bent halinde gösterilmiştir.
Dairemizin anılan 16.06.2015 tarihli ilamında, bu hususa değinilerek hükmün aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozulmasına ve kesinleşen hükmün aleyhe değiştirilmesi yasağı nedeniyle tekrar hüküm verilmesini önlemek bakımından yeniden yargılama yapılmamasına karar verilmesinden sonra, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/2243, K. 2016/4975, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama