KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/228 E., 2017/8352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık savunmasında her ne kadar gece saat 01.00 de dolaşırken olayın meydana geldiğini belirtmiş ise de, dosyada mevcut CD inceleme tutanağında kamera görüntülerine göre olayın 06:30- 06:35 arasında meydana geldiğinin belirtilmesi, güneşin de olay tarihinde 07:08 doğduğunun anlaşılması karşısında; sanığın savunması ve CD inceleme tutanağı arasındaki çelişkinin giderilip olayın gece işlendiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu tartışılmadan sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
3-İddianamede sanık hakkında TCK.nın 143. maddesinin uygulanmasının istenmemiş olması karşısında, sanığa 5271 sayılı CMK.nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK.nın 143. maddesinin uygulanması,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/228, K. 2017/8352, 11 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama