KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/5718 E., 2017/11715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirim oranının, hak ve adalet ilkesi gereğince aynı yasanın 168/2. maddesinde belirtilen “1/2” indirim oranından fazla olması gerektiği, mahkemece; somut olaya uygun düşmeyen anlatımdan sonra hükümde TCK'nın 168/2. fıkrası yerine 1. fıkrası yazılmış ise de “1/2” oranında indirim yapıldığının; yine 1 yıl 2 ay hapis cezasından 1/6 indirim yapıldığında “11 ay 20 gün” yerine hükümde “11 ay 10 gün” hapis cezası yazılmış ise de, yapılan uygulamaya göre sonuç cezanın doğru hesaplandığının anlaşılması karşısında, belirtilen bu hususlar yazım hatası olarak kabul edildiğinden, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-28.06.2014 tarihinde 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi ile “hükümlü adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, buna uymaması halinde kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği” düzenlemesi getirildiği halde, anılan düzenleme dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında sonuç cezanın adli para cezası olarak belirlenmesi karşısında, TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/5718, K. 2017/11715, 31 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama