KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/9268 E., 2016/12454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Y.C.G.K.'nın Dairemizce de benimsenen 11.12.2012 günlü, 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere.
5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden suça sürüklenen çocuk hakkında zamanaşımından düşme kararı isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 02/06/2014 tarihli bozma ilamından önce hırsızlık suçundan verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 22/01/2009 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan sonuç cezanın 1 yıl hapis cezası olduğu ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu miktarın 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b,
143 ve 31/2. maddelerinden hükmedilen 1 yıl 2 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca 1 yıl olarak belirlenmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıca adli para cezasına da çevrilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince alınan sosyal inceleme raporu için yapılan 60 TL. masraf ile 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin ve kalan üç davetiye masrafı 17 TL’den ibaret yargılama giderinin de 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından hüküm fıkrasından yargılama giderleri ile ilgili kısmın çıkartılarak yerine, “Yapılan yargılama giderlerinden 248,00 TL müdafii ücreti ile 60 TL bilirkişi ücretinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/9268, K. 2016/12454, 20 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama