KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2017/3120 E., 2017/8859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2017
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143 ve 31/2. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2016 tarihli ve 2016/187 esas, 2016/437 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 15.06.2017 gün ve 94660652-105-06-3948-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.06.2017 gün ve 2017/39009 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
Dosya kapsamına göre, 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. bendinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme ve suça sürüklenen çocuğa ait adli sicil kaydının birlikte değerlendirilmesinde,
suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü olmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2017/3120, K. 2017/8859, 14 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama