KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2018/4478 E., 2018/14816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Suç eşyasının kabul edilmesi
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20/02/2013 tarihli hükmün sanığın temyizi üzerine bozulmasına karşın, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza açısından kazanılmış hakkın korunması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında sonuç olarak 1.500 TL adli para cezası yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Katılan müdafii ile temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maktu vekalet ücreti olan 1,500.00 TL'nin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine hükmedilmiş ise de; katılan vekiline daha önce diğer sanıklarla ilgili olarak vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasına "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın 1.500 TL hapis cezası olarak belirlenmesi" yine hüküm fıkrasından “Katılan müdafii ile temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maktu vekalet ücreti olan 1,500.00 TL'nin
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/4478, K. 2018/14816, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama