İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Ceza Dairesi

YARGITAY · 13. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/13146 K.2019/19027

Sanık ... hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/09/2015 tarihli iddianamesiyle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/12/2016 tarih ve 2015/535 esas, 2016/729…

Esas2019/13146Karar2019/19027Tarih24 Aralık 2019Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

13. Ceza Dairesi 2019/13146 E., 2019/19027 K.·İtiraz

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Sanık ... hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/09/2015 tarihli iddianamesiyle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/12/2016 tarih ve 2015/535 esas, 2016/729 karar sayılı hükmüyle, sanığa işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan tayin edilen cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

hırsızlık suçundan ise, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 168/2, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilip bu mahkumiyet hükmü, sanık müdafii tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmekle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 29/03/2017 tarih, 2017/249 esas ve 2017/606 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği,

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin anılan kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemiz'in 19/04/2018 tarih, 2017/4876 esas ve 2018/6172 karar sayılı kararı ile hırsızlık suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen hükmün maddi vakıa denetimi gerektiren bir sebebe dayandığı ve katılan vekilinin temyiz isteminin de beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmaması sebebiyle temyiz isteminin reddine karar verildiği,

bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.06.2018 tarih ve 2-2017/29628 sayılı yazısı ile özetle, sanığın mahkumiyetine yeter derecede delilin dosyada mevcut olduğu ve mevcut delillerin doğru takdir edilip edilmediğinin maddi vakıa incelemesi olarak değerlendirilemeyeceği, bunun bir yönüyle hukukilik denetimi olduğu, bu itibarla Dairemiz'ce verilen Red kararının kaldırılarak temyiz incelemesi yapılıp kararın bozulmasına karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.03.2019 tarih 2018/13-387 Esas 2019/246 Karar sayılı kararı ile özetle;

katılanın ''Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 29.03.2017 tarihli ve 249-606 sayılı kararının, usul, yasa hükümleri, toplanan delillere aykırı olması nedeniyle ve ayrıca re’sen belirlenecek diğer nedenlerle bozulmasına karar verilmesi şeklindeki temyiz talebinin;

temyiz dilekçesi kapsamına göre, temyiz nedeninin maddi hukuka aykırılık iddiasına dayanması ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, maddi sorunun isabetli bir şekilde tespit edilip edilmediği gibi dosyaya yansıyan tüm maddi hukuka aykırılıklar ile usul hükümlerine uygunluk bakımından da 5271 sayılı CMK'nın 289. maddesinde yazılı bulunan hukuka kesin aykırılık hallerinin mevcut olup olmadığı yönlerinden temyiz incelemesi yapılması gerektiği kabul edilmelidir'' şeklindeki gerekçe ile Dairemiz'in 19/04/2018 tarih, 2017/4876 esas ve 2018/6172 karar sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılarak,

beraat hükmünün denetlenmesi amacıyla dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmesi karşısında.

Dairemizin 26.11.2019 tarih ve 2019/6651-17214 sayılı ilamı ile Temyiz İsteminin Esastan reddi ile Hükmün Onanması yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.12.2019 tarih ve 2017/29628 sayılı yazısı ile Dairemiz'in 26.11.2019 gün ve 2019/6651 Esas 2019/17214 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, kararın bozulması yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dairemiz'in 26.11.2019 tarih ve 2019/6651 Esas 2019/17214 Karar sayılı kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.12.2019 tarih ve 2017/29628 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2. fıkrası uyarınca Dairemiz'in 06.11.2019 tarih ve 2019/6651-17214 sayılı Temyiz İsteminin Esastan reddi ile Hükmün Onanması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 24.12.2019 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ...’ın suç mahallinden 400 TL para ve şirkete ait kaşeleri aldığına dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin olarak çoğunluk ile hem fikir bulunmaktayız. Benzer şekilde işyeri çalışanları adına düzenlenmiş bulunan 52 adet bankamatik kartının olay mahallinden sanık tarafından alındığına ilişkin olarakta çoğunluk görüşü ile bir tenakuzumuz bulunmamaktadır. Zira 30/31.08.2015 tarihli teslim tutanaklarıda sanığın söz konusu kartları katılanın işyerinden aldığını açık şekilde teyid etmektedir.

Sanığın sübut bulan eylemi, işyerinde çalışanlara ait bankamatik kartlarını bulundukları yerden almış olmasıdır. Çoğunluk, bu eylemin varlığını kabul etmek ile birlikte “yarar sağlama maksadının” bulunmadığından bahisle hırsızlık suçunun oluşmadığı görüşündedir.

Sanık 14 yıl 8 ay süreyle katılanın müdürlüğünü yaptığı işletmede muhasebeci olarak çalışmıştır. Suç tarihinden kısa bir süre öncede buradaki çalışmasına işveren tarafından son verilmiştir. Sanık işine son verilmesinin haksız bir şekilde yapıldığı iddiasında olup, bu konuda gereken hukuki girişimlerinide hukuk mahkemeleri nezdinde başlatmıştır.

Bu girişimlerinden ayrı olarak, işine son verildiği 15.08.2015 tarihinden 9 gün sonra 24.08.2015 günü söz konusu işletmeye gelerek çalışanların ismine düzenlenmelerine rağmen işverenin elinde bulunan 52 adet bankamatik kartını bulundukları yerden almıştır.

Söz konusu kartlar çalışanlar adına düzenlenmekle birlikte işverenin elinde tutulmaktadır. Maaş ödemeleri asgari düzeyde bu kartlar ile ödenmiş gibi gösterilmek suretiyle yasal gereklilik zahiren yerine getirilmekte, fazlaya ilişkin ödemeler ise elden yapılarak vergi ve sosyal güvenlik primlerinin alt limitlerden ödenmesi sağlanmaktadır.

Ayrı bir tahkikat konusu olması muhtemel bu uygulamanın yasadışılığı ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, işverenin bu kartlar üzerindeki zilyetliğinin kart sahiplerinin rızası hilafına ve gayrimeşru olduğunu iddia etmek doğru değildir. Zira kart sahibi çalışanlarda gelir vergileri limitlerinin düşük tutulmasına hizmet eden bu sisteme zımni olarak cevaz vermektedirler.

Bu bilgiler çerçevesinde kartların işverenin zilyetliğinde bulundurulmasının maliklerinin rızaları hilafına olduğunu iddia etmek mümkün değildir.

Asıl tartışma konusu olan yararlanma kastının olayımızda bulunup bulunmadığı konusuna gelince: gerek TCK’nın 141. maddesinin gerekçesinde ve gerekse doktrinde açıkça ifade edildiği gibi madde metninde yer alan “yarar” kavramının sadece maddi yarar konusunu ihtiva etmediği, suçun manevi bir yarar elde etmek kastıyla da işlenebileceği hususunda bir tereddüt yoktur.

Sanığın somut olayda maddi bir menfaat elde etmek kastıyla hareket etmediği aşikardır. Sanık açık bir şekilde, iş akdine son veren işvereni sıkıntıya sokmak kastıyla hareket etmiştir. Yasal olmadığını düşündüğü bir işlemi ortaya çıkartacak delilleri elde etmek suretiyle katılan taraf üzerinde bir nevi baskı oluşturmak istediği barizdir.

Sanığın iş akdi sona erdirilmek suretiyle suça konu kartlar ile fiili temas kurma olanağı ortadan kalkmıştır. Yukarda izah edilen ve vergi hukuku ile sosyal güvenlik hukuku kapsamında değerlendirilmesi gereken uygulamanın doğrudan bir tarafıda değildir. Hatta çalıştığı dönem zarfında söz konusu uygulamanın muhasebe görevlisi olarak icrasına sağladığı katkı nedeniyle kendisinin sorumluluğu da düşünülmelidir. Çizilen bu çerçevede fail konumunda değerlendirilecek bir kişinin konuya ilişkin delilleri toplaması gibi bir haktan da söz etmek mümkün değildir. Zira delil toplamakta sıkı usul kurallarına bağlı bir faaliyettir.

Yapılan izahatlar muvacehesinde, kendisine ait bulunmayan 52 adet bankamatik kartını önceden çalıştığı işletmeden zilyet ve maliklerinin rızası olmadan alan ve bilahare soruşturmanın devamı sırasında kolluğa iade eden sanığın eylemini katılan taraf üzerinde baskı oluşturmak kastıyla işlediği ve bundan manevi bir yarar umduğu aşikar olmakla, aleyhine isnat edilen hırsızlık suçunun gerçekleştiğini düşündüğümüzden bölge adliye mahkemesince verilen beraat hükmünün onanmasına dair çoğunluk düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2019/13146, K. 2019/19027, 24 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2019/13146
Karar No
2019/19027
Tarih
24 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/13146 K.2019/15945
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/13147 K.2019/15270
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/13147 K.2019/15946
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/13148 K.2019/18354
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/13148 K.2019/15271
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/13149 K.2019/18347

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.