KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2019/6975 E., 2019/18726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Olay tarihinde gece vakti 04:00 ile 05:30 saatleri arasında mağdurun kalmış olduğu otel odasında masa üzerine bıraktığı cep telefonunun sanık tarafından çalındığı, mağdurun kollukta alınan beyanında; sanığın arkadaşı olan tanık ...’a ait türkü barda çalıştığını, ...ile sanığın bulunduğu türkü bara gittiklerinde içerde bulunan masa üzerinde telefonu bulduklarını, telefonu oraya sanığın bıraktığını belirttiği, mağdurun mahkemede alınan beyanında ise; sanığı şikayet ettikten sonra sanığın telefonu dışarıda getirip kendine verdiğini belirttiği, sanığın mahkemede alınan savunmasında;
telefonun mağdura tanık ... tarafından iade edildiğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında dinlenmeyen tanık ...’ın kollukta alınan beyanında; mağdur ile birlikte kendine ait işyerine gidip kapıyı açtıklarında telefonun masa üzerinde bulunduğunu işyeri anahtarının kendisinde ve sanıkta bulunduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında; mağdur, sanık, tanık ...’ın ve tanık ...’un dinlenerek söz konusu telefonunun mağdura kim tarafından ne şekilde verildiği,
telefonunun mağdura nasıl ulaştırıldığı kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi,
2-Sanık hakkında daha önce sabıkasında almış olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları olduğundan CMK’nın 231/6. maddesinde belirtilen kanuni şart oluşmadığı gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, yargılama konusu olayda suç tarihinin 18/02/2013 olması karşısında sanık hakkında lehe olan kanunun uygulanması gerektiği ve buna göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 231/8. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde,
kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenlemenin uygulanamayacağı, yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat edinilerek cezası ertelenen sanığın suç tarihi itibariyle kayden sabıkasız olması,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi ve suç nedeni ile oluşmuş bir zarar da bulunmaması karşısında, erteleme müessesesinden daha lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin koşulları oluştuğu halde yalnızca "daha önce sabıkasında almış olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları olduğundan CMK’nın 231/6. maddesinde belirtilen kanuni şart oluşmadığı" gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2019/6975, K. 2019/18726, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama