KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2020/10561 E., 2020/11546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2020
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından sanık Mehmet Ali Özdemir’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 116/4, 119/1-c ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 4 yıl 10 ay 10 gün hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2015 tarihli ve 2015/102 esas, 2015/962 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 04.08.2020 gün ve 94660652-105-46-20524-2019-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.09.2020 gün ve 2020/73897 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
Sanığın tekerrüre esas alınan, nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince cezaların ertelenmesine; mala zarar verme suçu yönünden neticeden 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2009 tarihli ve 2008/406 esas, 2009/173 sayılı kararın, mala zarar verme suçu yönünden 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olduğu, diğer atılı suçlar yönünden anılan bu mahkeme kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 10/07/2013 tarihli ve 2012/10984 esas, 2013/22440 karar sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmakla,
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan hüküm gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 305/son maddesine göre miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkumiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Hükümde kabul edilen eyleme, Yargıtay Kanununun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 07/07/2020 tarihli ve 173 sayılı, 08/07/2020 tarihinde 31179 Sayılı Resmî Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren, “17.Ceza Dairesinin 26.09.2020 tarihinden geçerli olmak üzere kapatılmasına, 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı işbölümü kararı ile 17.Ceza Dairesine verilen ve bu dairenin arşivinde bulunan işlerin 26.09.2020 tarihi itibariyle 2.Ceza Dairesine UYAP bilişim sistemi üzerinden devrine,’’ şeklindeki kararına, yine Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı yayımı izleyen ay başından itibaren yürürlüğe giren 23/01/2020 ./.
tarih ve 2020/1 sayılı iş bölümü kararının Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümü ortak hükümler kısmında yer alan "Daha önce başka dairelerde görülmekte olup da dairesi değiştirilen dava dosyaları mevcut hâlleriyle ilgili daireye/dairelere gönderilir.
Bu iş bölümünün yürürlüğe girmesinden önce Yargıtay incelemesinden geçmiş ya da geri çevirme kararına konu olan dosyaların, tekrar Yargıtay’a gelmesi halinde ya da olağanüstü yasa yollarından kaynaklanan taleplerde inceleme bu iş bölümüne göre görevli daire/daireler tarafından yapılır." şeklindeki düzenlemeye göre, Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/09/2015 tarih, 2016/6277 esas ve 2016/9355 karar sayılı kararına karşı sanık ve müdafiinin eski hale getirme ve temyiz talepleri üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 22.06.2016 tarih,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2020/10561, K. 2020/11546, 12 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama