İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Ceza Dairesi

YARGITAY · 13. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/4911 K.2020/5827

Elektrik hırsızlığı suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f, 145 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin…

Esas2020/4911Karar2020/5827Tarih18 Haziran 2020Okuma6 dk · 1.254 kelime

KÜNYE

13. Ceza Dairesi 2020/4911 E., 2020/5827 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.254 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Elektrik hırsızlığı suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f, 145 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2006 tarihli ve 2005/713 esas, 2006/280 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine infazın tamamlandığı,

6352 sayılı Kanun'un lehe düzenlemelerinin hükümlü hakkında uygulanamayacağından bahisle talebin reddine ilişkin Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2016 tarihli ve 2005/713 esas, 2006/280 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 15/10/2018 gün ve 94660652-105-20-616-2017-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/10/2018 gün ve 2018/85777 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize sunulmuştur.

Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;

1-Atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca karşılıksız yararlanma suçuna dönüşmek suretiyle suç vasfının değiştiği, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, mahkemesince bilirkişi tarafından hesaplanan zararı gidermesi halinde,

6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi halinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinin gözetilmemesinde,

2-05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanunun 142/1-f bendi yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği,

dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 maddesinde yer alan "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” biçimindeki düzenlemeler karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,

ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Dairemizin 29/11/2018 tarih ve 2018/8103 Esas - 2018/17149 sayılı kararıyla;

“Suç eşyasının satın alınması suçundan sanık Sayit Kavalcı'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2012 tarihli ve 2010/331 esas, 2012/543 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Kanun'un 165/1,

62 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/384 esas, 2018/52 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 19.10.2018 gün ve 94660652-105-16-5666-2018-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.10.2018 gün ve 2018/86639 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceğinde şüphe bulunmamakta ise de,

Dosya kapsamına göre, Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2012 tarihli kararının 06/09/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 15/09/2012 tarihinde işlediği belirtilen suçtan dolayı Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2014 tarihli ve 2014/301 esas, 2014/262 sayılı kararına konu kasten yaralama suçu bakımından, Uludağ Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından tanzim olunan 11/05/2014 tarihli ve 24/2046 sayılı raporu ile,

sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi kapsamında akıl hastalığının bulunduğunun belirtilmesini müteakip, sanığın mahkûm olduğu cezanın tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suç bakımından cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından gerekli sağlık kurulu raporu alınmaksızın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile suç eşyasının satın alınması suçundan sanık Sayit Kavalcı hakkında Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/384 esas, 2018/52 karar sayılı kararı ile verilen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,” şeklinde karar verilmiştir.

İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/03/2019 tarih ve KYB-2019/15365 sayılı yazısı ile; Yapılan incelemede, Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesi tarafından, kanun yararına bozma istemine konu olan sanık ... hakkında Çivril Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kurulan ek karar yerine, sanık Sayit Kavalcı hakkında Karacabey Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen farklı bir kararın incelenerek kanun yararına bozulduğu anlaşılmış, 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesi çerçevesinde Yargıtay 13. Ceza Dairesinin anılan kararına karşı itiraz edilmesi zorunluluğu doğmuştur.

SONUÇ VE İSTEM

“Açıklanan gerekçelerle; 1-)Yüksek Dairenizin, 29.11.2018 ve 2018/8103 esas, 2018/17149 sayılı kararının kaldırılması, 2-)Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli ve 2015/173 esas, 2016/280 sayılı ek kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmesi, 3-)Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının07/03/2019 tarih ve KYB-2019/15365 sayılı yazısı ile; itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nun 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne, 2-Dairemizin 29/11/2018 tarih ve 2018/8103 Esas - 2018/17149 karar sayılı bozma kararının kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp,

sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde

bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği; somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması ve toplam miktarın bilirkişiye hesaplattırılacak olan katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını karşılaması durumunda sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceğinden,

karşılamaması durumunda ise yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2016 tarihli ve 2005/713 esas, 2006/280 sayılı ek karararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 18/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2020/4911, K. 2020/5827, 18 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mezkur İhbarnamede
  4. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  5. İtiraz Nedenleri
  6. Sonuç Ve İstem
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4911
Karar No
2020/5827
Tarih
18 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/4913 K.2020/5145
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/4914 K.2020/7360
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/4918 K.2020/5897
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/4919 K.2020/6439
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/4921 K.2020/7634
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/4922 K.2020/7392

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.