KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2020/6267 E., 2020/10076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 16/02/2016 tarihli ilamın, 11.06.2013 tarihli hükümle mahkumiyet kararı verilen sanık Ferit Ceylan hakkında olduğu, temyize gelen sanıklar hakkında verilen hükmün bozma üzerine olmayıp ilk kez verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında 06.10.2009 tarihinde işlediği iddia edilen nitelikli hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ile ilgili olarak 11.06.2013 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmiş, bu kararlar sanık ... yönünden 11.09.2013, sanık ... yönünden 15.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süreleri içerisinde nitelikli hırsızlık suçlarının işlenmesi nedeniyle hükümler 25.12.2019 tarihinde açıklanmıştır ve bu hükümler sanıklar tarafından temyiz edilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." denilmektedir.
Kanun’un âmir hükmü ve Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv-ü nemâ bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir.
Açıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince;
5271 sayılı CMK’nın sistemine göre, 223. maddede belirtilen nihai hükümler (mahkûmiyet, beraat, red, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tâbidirler.
Olağan kanuyolları istinaf ve temyizdir.
5271 sayılı CMK'nın 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.
Ancak; istinaf mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’daki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2020/6267, K. 2020/10076, 26 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama