KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/10368 E., 2006/13809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya 5.000.000.000 TL borç para verdiğini, karşılığında aldığı 20.4.2001 tarihli çekin ödenmediğini ileri sürerek alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekin zamanaşımına uğradığını, borç para almadığını, çekin hatır çeki olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonucu yapılan yargılama sonunda icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya karşı başlattığı icra takibinde 5.000.000.000 TL asıl alacak, toplam 6.343.400.000 TL işlemiş faiz ve 600.000 TL dosya parası olmak üzere toplam 11.344.000.000 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %55 yasal faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunmuş ve böylece faize faiz yürütülmesini istemiştir.
Mahkemece de, davacının bu talebi kabul edilmek suretiyle icra takibinden önce işlemiş olan faiz miktarına takip tarihinden sonra da faiz yürütülmesine olanak sağlayacak şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa ki BK.104/son maddesi hükmünce faize faiz yürütülemez. Bu hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/10368, K. 2006/13809, 19 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama