KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/10804 E., 2006/15606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki adi ortaklık davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.9.2003 tarihli sözleşme ile davalıya ait işyerine ortak olup 14.000.000.000 TL ödediğini, sözleşme uyarınca ortaklığın idare ve temsil yetkisinin kendisine ait olduğunu, ancak davalının resmi devir ve ortaklık işlemlerini yapmadığı gibi gelirden kendisine hiç ödeme yapmadığını ileri sürerek işyerinin 1/2 oranındaki hissesinin kendi adına tescilini, bu hususta gerekli birimlerde hisse devri yapılarak kendisi adına ruhsat çıkartılabilmesi için hüküm kurulmasını, 1.000.000.000 TL kar payının tahsilini, ortaklığın idare ve temsil yetkisi kendisinde olduğu için davalının idare ve temsilden men edilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının ortaklık karşılığı ödemesi gereken miktardan 3.000.000.000 TL ını ödemediğini, davacının kendi hissesini 3. şahsa devrettiğini, tescil edilmeyen ortaklıklata devirde olmayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece işyerinin 1/2 oranındaki hissesinin davacı adına tesciline, kar payı ve faiz talebi ... bırakıldığı için bu konuda karar verilmesine yer olmmadığına, noterde yapılan sözleşme dikkate alınarak tescil kararıda verildiğinden başkaca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 30.7.2003 tarihli sözleşme ile tarafların restaurant işletmek üzere adi ortaklık oluşturdukları adi ortaklığın süresinin 1.7.2003 tarihinden başlanmak üzere 10 yıl olduğu, şirketin idare ve temsil yetkisinin davacıya bırakıldığı anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında da ihtilafsızdır. Hemen belirtmek gerekirki adi ortaklık sicile tabi olmadığı için mahkeme kararıyla adi ortaklığın tesciline karar verilmesi mümkün değildir.
Taraflar arasında adi ortaklık konusunda muarazaa çıktığı için mahkemece muarazaanın giderilmesine ve taraflar arasında adi ortaklık bulunduğunun tesbitine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek sicile ve bu bağlamda tescile tabi olmayan adi ortaklık hususunda işyerinin 1/2 oranındaki hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davacı dava açarken sözleşme uyarınca ortaklığın idare ve temsil yetkisinin kendinde bulunduğunu belirterek davalının idare ve temsilden men edilmesini istemiştir. Mahkemece davacının bu talebi konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Oysaki mahkemenin davacının bütün taleplerini karşılayacak şekilde olumlu veya olumsuz bir karar vermesi yasa gereğidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davacının az yukarıda açıklanan talebi hususunda herhangi bir karar vermemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/10804, K. 2006/15606, 27 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama