KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/10950 E., 2006/15272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yükleniciden 2.4.2002 tarihli protokol gereği satın aldığı dairenin bedelini ödeyerek tapusunu aldığını, protokol gereği 30.12.2002 tarihinde teslim edilmesi gereken dairenin tesliminin yapılmadığını, aylık 350.000.000 Tl. den altı aylık kira gelir kaybı olan 2.100.000.000 Tl.nın teslim tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeden 30.12.2002 tarihinde daireyi fiilen teslim aldığını, zaman kaybı oluşmuşsa oturacak durumda olan daireye davacının isteği üzerine esaslı tadilat ve fazladan yaptırdığı imalatlar nedeniyle oluştuğunu, sözleşmede belirlenen sürenin teslim için kesin süre olmadığını kira bedeli istenilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satışı yapılan dairenin tapuda makilinin davacının kardeşi olduğunu, davayı tapu malikinin açabileceği davacının dava ehliyeti olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan yüklenici davalı şirketin kendisine isabet eden daireyi 2.4.2002 tarihli harici düzenlenen sözleşme ile davacıya satıp, bedelini aldığı 30.12.2002 tarihinde teslim
edileceği, satışı yapılan dairenin tapusunun davacının kardeşi dava dışı ... Siviş adına oluşturulduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi taraflarında kabulündedir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile apartman inşa eden müteahhidin sözleşme gereğince kendisine düşen bağımsız bölümleri üçüncü kişilere yazılı sözleşme ile satması durumunda bu sözleşme BK.nun 162 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki niteliğinde kabul edilerek bu şekilde yapılan şartların geçerli olduğu Yargıtay’ın istikrarlı kararları ile kabul edilmektedir.
Davalı cevap layihasında davaya konu dairenin davacıya satılıp, sözleşmede karalaştırılan 30.12.2002 tarihinde davacıya teslim edildiğini savunduğuna göre; dairenin tapusunun davacının kardeşi ... Siviş adına oluşturulması taraflar arasındaki 2.4.2002 tarihli protokol hükümlerini ortadan kaldırmadığı için somut olayda husumet ehliyetini etkileyeceği nitelikte görülemez.
Davacının aktif husumet ehliyetinin varlığı kabul edilerek işin esasına girilip taraf delilleri toplanılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/10950, K. 2006/15272, 22 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama