KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/11028 E., 2006/15170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kayıt maliki olduğu ... aracı 8.12.1995 tarihinde noter sözleşmesi ile satın aldığını ve noter sözleşmesi ile dava dışı şirkete sattığını, 16.1.2001 tarihinde hırsızlık malı olduğundan Emniyet müdürlüğü’nce el konulduğunu, satın ... şirketin aleyhine icra takibi yaptığını ve icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek ödediği 5.932 YTL.nın faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, aracın ayıpsız olarak resmi biçimde satıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 25.9.1990 tarihinde 0 km olarak davalı adına trafikte kayıtlı aracı noter sözleşmesi ile 8.12.1995 tarihinde satın aldığı, 6.11.1995 tarihinde çalıntı ihbarı yapılan 1992 model araca dava konusu otonun motor ve şase numarasının uyarlanarak çenç yapıldığı ve bu nedenle Emniyet müdürlüğü’nce 16.1.2001 tarihinde el konulduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı yargılama aşamasında, dava konusu aracın 20.4.1995 tarihindeki trafik kazası sonucu pert olduğunu, sigorta şirketi tarafından Beyzat ... isimli şahsa hurda olarak satıldığını, daha sonra çenç yapılarak galericiye satıldığını davacının da galericiden satın aldığını ancak trafik kaydı üzerinde olduğundan sigorta şirketi adına satışı gerçekleştirdiğini, bu nedenle satıştan kendisinin sorumlu olmadığını, davacıdan satış bedeli de almadığını açıklamıştır.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, dava, ayıplı satım nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, davacı, davalıdan satın aldığı aracın motor ve şase numaralarının değiştirilmiş olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşılık davalı ise, aracın ilk sahibi olduğunu aracın geçirdiği trafik kazası nedeniyle hurda haline geldiğini, araç mülkiyetinin sigortacıya terk edilmek suretiyle sigorta şirketinin isteği doğrultusunda araç satışının davacıya yapıldığın savunmuştur.
Sigortalı araçların, poliçe genel şartlarına getirilen hükümler ile, ağır hasar görmesi durumunda tamiri ekonomik bulunmadığından pert-total işlemine tabi tutulduğu, şayet araç hurdası sigortalıya bırakılmış ise, aracın hurda değerinin tenzilinden sonra bakiyesinin sigortalıya ödendiği, aksi halde, hurda aracın sigorta şirketince değerlendirildiği, ancak, bu halde, hurda aracın mülkiyetinin devrine yönelik sigortalıya yükümlülük getirildiği bir gerçektir.
Şayet davalı, savunmasında belirttiği üzere, sırf poliçe genel şartlarından (sözleşmeden) ... zorunluluk gereği aracın mülkiyetini sigortacının gösterdiği kişiye devretmiş ise, bu eylemi sırf sigortacı ile sözleşme ilişkisinin zorunluluğundan doğduğundan sorumluluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır.
Pert haline gelen araç nedeniyle aracın ... değerini sigorta tazminatı olarak ... araç malikinin, sigorta şirketinin talebi ile kayden mülkiyetini devretmesi ... anlamda bir satış ilişkisi dahi değildir. Zira satış bedelinin semenini sigortalı malik değil sigortacı almaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalıya ait araçla ilgili düzenlenen poliçe genel şartlarının getirtilmesi, aracın pert işlemine tabi tutulması durumunda sigortalının (davalı) yükümlülüklerinin tespit edilmesi, somut olayda, araç hurdasının hangi tarafta kaldığının gerektiğinde sigorta şirketinden de sorulması, şayet, davalı sırf sigorta sözleşmesinin gereği olarak aracın devrini gerçekleştirmiş ise, davanın reddine, aksi halde davacıyı zarara uğratmak ve haksız menfaat temin etmek kaydıyla hareket ettiğinin kanıtlanması durumunda satış bedeli konusunda talebin kabulüne karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/11028, K. 2006/15170, 20 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama