KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/12970 E., 2007/438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukatın 14.5.2001 tarihli vekaletname ile vekili olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 18.5.2001 tarihinde şuf'a davası açtığını, 30.6.2002 günlü duruşmaya mazeretsiz katılmadığı için davanın muracaata kaldığını, yenileme işlemini oluşturmadığından davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hüküm kurulup kesinleştiğini özensiz hareketi neticesi uğranılan 35.000.000.000 TL maddi tazminatın yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, şuf'a davasını açtığını ancak kararlaştırılan avukatlık ücretinin talep edilmesine rağmen ödenmediğini, buna rağmen bir yılı aşkın davayı takip ettiğini, zararın doğmadığını, varsa da davacının kendi kusurlu eyleminden doğduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar vermiş; hüküm, heriki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde: Davacının ...'a davası açılması için davalı avukatı 14.5.2001 tarihinde vekil tayin ettiği ve davalı tarafından 18.5.2001 tarihinde dava dışı ... ... aleyhine ...'a davası açıldığı, davalının mazeretsiz olarak 3.6.2002 tarihli duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın işlemden kaldırıldığı, süresinde yenilenmediği için de davanın açılmamış sayılmasına karar verilip kesinleştiği dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır.
Davacı işlemden kaldırılan ...'a davası yenilenseydi, davayı kazanacağını belirterek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle uğradığı zararın tahsili için bu davayı açmıştır. ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/158 Esas sayılı ...'a davası dosyasının incelenmesinde, davacının da hissedarı olduğu taşınmazlara ilişkin hisselerin diğer hissedarlar tarafından ...'a davasının davalısı olan ... ...'e 16.1.2001 ve 20.4.2001 tarihlerinde satıldığı anlaşılmıştır. ...'a davasının davalısı olan ... ..., davacının satışı bildiği halde bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra bu davayı açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. ... ...'in bildirdiği tanık ... beyanında, davacının satıştan onbeş gün sonra bu satıştan haberi olduğunu belirtmiştir.
Diğer tanıkların beyanları ise, açık ve net değildir. Tanık ...'in beyanı değerlendirildiğinde, davacı 16.1.2001 tarihli satış nedeniyle hak düşürücü süre geçtikten sonra bu davayı açması için davalıyı vekil tayın ettiği, davalını şuf'a davasını hem açtığı, dava yenilenseydi dahi bu tarihte satılan hisseler açısından dava süreden reddedilecekti.
20.4.2001 tarihinde yapılan hisse satışlarına gelince, bu tarihte ...'a davasının davalısı ... ... paydaş olduğu için, Paydaş'a karşı ...'a davası açılamıyacağından, bu tarihte satılan hisseler açısından da dava esastan reddedilecekti.
Şu halde davacının ...'a davasının yenilenmemesi nedeniyle zarar doğmadığı, davalıya izafe edilecek kusur bulunmadığı anlaşılmaktadır öyle ise mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/12970, K. 2007/438, 22 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama