KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/13125 E., 2007/1636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1997 yılında taşınmazını davalıya sattığını, satış bedelinden ödenmeyen 30.000.000.000 TL’lik kısım için senet verildiğini, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, resmi satış sözleşmesinden önce pazarlık aşamasında senedi davalıya teminat amacıyla verdiğini, tapuda yapılan satış sırasında tüm satış bedelini ödediğinden senedin hükümsüz kaldığını, resmi satış sözleşmesinin aksinin ancak aynı kuvvetteki delille ispat edilebileceğini savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, senedin kambiyo senedi niteliğini kaybettiği, ibraz edilen deliller ve dinlenen tanık beyanları ile de davanın ispat edilemediği, senedin satış bedelinin teminatı olarak verildiği, satış bedelinin ödenmesi nedeniyle karşılıksız kaldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, davacının karşılıksız olduğunu bildiği senet nedeniyle sırf davalıyı zarara uğratmak kasdıyla takip başlatması nedeniyle de kötüniyetli olduğu kabul edilerek asıl alacağın %40’ı üzerinden inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2006/13125 2007/1636
2- İİK.nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Davasını ispat edemeyen davacının, takipte kötüniyetli olduğu, sırf davalıyı zarara uğratmak kasdıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davalının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının inkar tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/13125, K. 2007/1636, 12 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama