KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/14513 E., 2007/2203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının annesi ...’le birlikte ortak miras bırakanları ...’nun mirasçıları olduklarını, davalının, murise ait 2657 parsel sayılı taşınmazı, murise vekaleten 10.1.2003 tarihinde üçüncü kişiye sattığını, ancak satış bedelini ne murise ne de kendilerine ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 500.000.000 TL satış bedelinin, resmi satışın yapıldığı 10.1.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıların murisi olan ...’nun 26.5.2003 tarihinde vefat ettiğini, ölmeden önce felçli ve bakıma muhtaç olduğunu, ... harcamaları nedeniyle taşınmazın satılması için kendisine vekaletname verdiğini, vekaleten sattığı taşınmazın bir kısım bedelini Vesile’ye verdiğini diğer kısmını ise ... harcamaları ve bakımı için harcadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tüm mirasçıların birlikte dava açmadıkları gerekçesi ile aktif husumet yönünden davanın reddine ilişkin verilen ilk hüküm, Dairemizce, Türk Medeni kanununun 640. maddesi gereğince mirasçılardan her birinin terekedeki hakların korunmasını isteyebileceği, bu nedenle işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda asıl dava yönünden 500 YTL’nin, birleştirilen 2006/14513-2007/2203
2005/115 E. sayılı dava yönünden 6.000 YTL’nin, birleştirilen 2006/102 E. sayılı dava yönünden de 10.004 YTL’nin dava tarihlerinden itibaren işleyen yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile veraset ilamındaki hisselerine göre davacılara ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
BK. 392 maddesi hükmü uyarınca vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermek mecburiyetindedir. Anılan hüküm gereğince faize hükmetmek için davalı vekilin ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Bu durumda davacıların alacağına, paranın davalı vekil tarafından tahsil edildiği 10.1.2003 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar tarafından açılan 2006/102 E. sayılı dava, kısmen kabul edildiğine göre, mahkeme masraflarının taraflar arsında paylaştırılması gerekirken, tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması, bakiye harcın tüm dava miktarı üzerinden hesaplanması, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, davacılar yararına ise tüm dava miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/14513, K. 2007/2203, 19 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama