KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/1566 E., 2006/8223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne ıslah talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ile davalı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının serbest avukat olarak çalıştığını, ... 27.İcra Müdürlüğünün 2003/8409 ve 2003/10406 sayılı icra dosyalarını takip edip sonuçlandırmak üzere alacaklı ... Mak.Kimya ... Kim.San AŞ avukatı olarak kendisine yetki belgesi verdiğini, bahsi geçen icra dosyalarındaki işlemlerin kendisi tarafından takip edildiği ve dosya alacağının harici protokol ile tahsil edildiği ancak Avukatlık Ücret Tarifesine göre davacı tarafından kendisine ödenmesi gereken vekalet ücretinin ödenmediğini iddia ile fazlaya ait hakları saklı kalmak suretiyle şimdilik 10.000.000.000 TL ve bu talebini 10.10.2005 tarihinde ıslah ederek toplam 33.328.000.000 TL vekillik ücretinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı rahatsızlığı sebebiyle yetki belgesinin sadece 2003/8409 sayılı icra dosyasındaki bir haciz işlemi için verilip davacının ... makinasının haczine refakat ettiğini takip konusu işin tamamıyla davacıya terkedilmediğini ve ücretinin alacaklı Nitromak AŞ tarafından kendisine serbest meslek makbuzu karşılığı ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını bildirip davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında alt vekalet ilişkisinin kurulduğu ve serbest meslek makbuzundan anlaşıldığı üzere davacıya yapılan ödemenin danışmanlık ücreti olduğu buna göre davacının takdiren 1/4 orana isabet eden toplam 16.664.124.480 TL ücrete hak kazandığı gerekçesiyle bu miktarın faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davalının vekil olarak takip ettiği ... 27.İcra Müdürlüğünün 2003/8409 ve 10106 esas sayılı icra dosyalarına, davalının 26.2.2004 tarihli belge ile yetki verdiği davacı avukat ...'in her iki dosya ile yanı tarihte ... borçluların ... makinalarının haciz işlemine katıldığı sabittir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, davalı avukat tarafından davacı avukata verilen yetki belgesi ile işin tamamen davacı avukata devir edilip edilmediği veya işin taraflarca birlikte yürütülüp, yürütülmediği hususunun aydınlatılması gerekir.
Tüm dosya kaysamından ihtiyati haciz kararlarının davalı avukat ... tarafından alındığı her iki icra takibinin de yine Avukat ... tarafından açılarak yürütüldüğü, davacı Avukat ...'in sadece 8.3.2004 tarihli haciz işlemlerine katıldığı anlaşılmaktadır.
He ne kadar davacı avukat, kendisine 8.3.2004 tarihli serbest meslek makbuzu karşılığı yapılan 480.000.000 TL'lık ödemenin danışmanlık hizmeti karşılığı yapıldığını iddia etmiş ise de, danışmanlık hizmeti verildiğini ve yapılan ödemenin buna karşılık olduğunu kanıtlayamadığı gibi, aynı tarihli Nitromak Makina Kimya Nitro Nobel kimya Sanayi Aş, seyahat harcamaları beyannamesi isimli belgede, borçlu Laçin İnşaat Haciz İşlemleri yazılı olduğu, Avukat ... adına düzenlenip, görev çıkışı ve görev dönüşü tarihlerinin 8.3.2004 olarak gösterildiği,
2 adet dosyaya yatırılan yolluk vs yanında davacı avukatın ibraz ettiği serbest meslek makbuzu karşılığı ibaresi ve 480.000.000 TL'lık miktarın da yer aldığı görülmektedir.
Bu belgede davacı Avukat ...'in imzasının bulunması, davacının 8.3.2004 tarihli haciz işlemi dışında dosyalarda herhangi bir işlem ve imzasının da olmaması, işin davacıya devredilmediği gibi, işin birliktede yürütülmediğini, yetki belgesinin muayyen bir işlem yapmak için verildiğini göstermekte ve yukarıda bahsi geçen belgelerle de ücretin ödendiği anlaşılmaktadır.
Öyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/1566, K. 2006/8223, 22 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama