KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/15929 E., 2007/4505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...’dan 1995 model tipo marka otomobili 1997 yılında haricen satın alıp bedelini peşin olarak ödediğini, 23.4.2000 tarihinde çenç bir araç olduğu iddiası ile ... İlçe Emniyet Müdürlüğünce araca el konulduğunu, daha sonra da aracın diğer davalı ... Sigorta A.Ş.’ne teslim edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, uğramış olduğu zarar bedeli olarak şimdilik 4.500 YTL’nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., dava konusu aracı davacıya sattığını, 1.100.000.000 TL satış bedelini aldığını, talimatı gereğince ruhsat sahibi tarafından aracın trafik kaydının davacıya devredildiğini ancak aracın çalıntı olduğunu bilmediğini, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. ise, dava konusu aracın sigortalı iken 5.7.1996 tarihinde çalındığını, şirket tarafından araç sahibine sigorta tazminatının ödendiğini, bu nedenle araç mülkiyetinin şirkete geçtiğini, davacının kendilerinden herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, çalıntı aracın mülkiyetinin sigorta tazminatını ödeyen davalı ... Sigorta A.Ş.’ne geçmiş olması, diğer davalı ... ile de sözleşme ilişkisinin kanıtlanamaması nedenleriyle her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalılardan ... Sigorta A.Ş.’ne yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalılardan ...’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının davalı ...’dan satın almış olduğu aracın, daha önce ... adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından da sigortalı iken 5.7.1996 tarihinde çalındığı, sigorta şirketinin araç sahibi olan ...’a 1.8.1996 tarihinde sigorta tazminatını ödediği, bu şekilde aracın mülkiyetinin sigorta şirketine geçmiş olması nedeniyle de aracın Emniyet Müdürlüğünce şirkete teslim edildiği anlaşılmakta olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir.
Davacı bu davada, satın almış olduğu aracın elinden zapt edilmiş olması nedeniyle uğramış olduğu 4.500.000.000 TL’nin ödetilmesini talep etmiştir. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen Borçlar Kanununun 189. maddesinde satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mesul ve zamin olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de (BK.
189-193 mad.) bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. Davalı ... 1.7.2004 ve 14.6.2005 tarihli celselerde aracı davacıya kendisinin sattığını açıkca ikrar etmiş olduğundan, üçüncü kişinin hakkı sebebiyle satış konusu araca el konulmasından dolayı alıcı davacıya karşı sorumlu olup, bu sorumluluk kusura değil yasal tekeffül borcuna dayanmaktadır.
O halde mahkemece yasanın az yukarda açıklanan hükümlerine göre uyuşmazlık değerlendirilip, araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, davacı ile davalı ... arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/15929, K. 2007/4505, 2 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama