KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/2941 E., 2006/9074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ... ile davalı vekili avukat ... ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, arkadaşı olan davalının dava dışı bankadan kredi kullandığını, kendisinin de sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, davalının kredi borcunu 17.180.000.000 TL olarak ödeyip karşılığında davalının kendisine toplam 25.180.000.000 TL meblağlı iki adet teminat çeki verdiğini, borcunu ödemediğini ileri sürerek 25.180.000.000 TL'nın 3.3.1999 tarihinden itibaren temürrüt ve ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; birleşen davasında da davalıdan 185.000 DM bedelle iki adet daire satın aldığını, tapuda devrin gerçekleştirildiğini, inşaat halinde bulunan binanın deprem sonrası yıkıldığını, davalının inşaatı bitirip, daireleri teslim edemediğini ileri sürerek ödediği 185.000 DM'nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiş; karşı davasında da davacı-karşı davalıya iki adet daire sattığını, 250.000 DM olan satış bedelinden bakiye 65.000 DM'sini ödemediğini ileri sürerek şimdilik 40.000.000.000 TL'nın tahsiline karar verilmesini istemiş; 27.11.2002 günlü açıklama dilekçesi ile de davacı-karşı davalının kendisine daire satışı nedeniyle 185.000 DM değil, 85.000 DM ödemede bulunduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak asıl davanın 21.682.280.000 TL üzerinden kabulüne, ispat edilemeyen karşı davanın reddine, davacının satış bedelinin istirdatına ilişkin olarak açtığı birleşen davasının ise satımla birlikte nef'i ve hasarın alıcı-davacıya geçtiği, deprem nedeniyle binanın yıkılmış olması nedeniyle dairelerin tekniğe uygun yapılıp yapılmadığının tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ticari faiz sözcüğünde yasal faiz anlamında kullanılmış olmasına ve böylece mahkemece yasal faize hükmedilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının ve davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı-yükllenicinin henüz inşaat aşamasında olan 16 ve 20 numaralı bağımsız bölümleri davacıya tapuda satışını gerçekleştirdiğinde ihtilaf yoktur. İhtilaf, bu bağımsız bölümlerin teslim edilip edilmediğinde ve davacının satış bedelini davalıdan isteyip isteyemeceği noktasında toplanmaktadır. Dosya içerisindeki ...
Belediyesinin 23.6.2006 tarihli yazısından da anlaşılacağı gibi davaya konu dairelerin de içinde bulunduğu binaya iskan ruhsatı verilmeden önce inşaat halindeyken deprem nedeniyle bina yıkılmıştır. Her ne kadar tapuda satış gerçekleştirilmiş olsa da iskan ruhsatı verilmeyen dairelerin teslim edildiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca davacı, davalıya satış bedeli olarak ödediği parayı istemekte haklıdır.
Mahkemenin bu hususu gözetmeksizin davacının birleşen davasını reddetmiş olması, usul ve yasaya ayırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Açılan her bir davada dava değeri belirtilmek suretiyle talepte bulunulduğuna ve taraflar kendilerini davada vekil ile temsil ettirdiklerine göre kabul ve reddedilen miktarlar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/2941, K. 2006/9074, 6 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama