KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/4481 E., 2006/8307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı müteahhit, davalıya haricen sattığı taşınmazın kendisine ödenen satış bedeline karşılık teminat olarak verdiği senedin davalı tarafından takibe konulduğunu ve tapununda arsa sahiplerinden bilgisi dışında alındığını bildirerek, takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davcı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirtici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olmasının yanısıra kötüniyetli bulunması da şarttır. Diğer bir değişle davacı alacaklının icra takibinde haksız olması tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli bulunması gerekir. Davalı bu davada davacının kötüniyetli olduğunu iddia ve ispat etmemiştir.
Kaldı ki somut olay değerlendirildiğinde davacının kötü niyetli olmadığı da anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/4481, K. 2006/8307, 23 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama